Mavi Vatan Yasası
Köşe Yazıları Diş Hekimliği Eczacılık Edebiyat Eğitim Fen Güzel Sanatlar ve Tasarım Hemşirelik Hukuk İktisadi ve İdari Bilimler İlahiyat İletişim İnsan ve Toplum Bilimleri İşletme Mimarlık Mühendislik Orman Sağlık Bilimleri Siyasal Bilgiler Spor Bilimleri Tıp Veteriner Ziraat
Güzel Sanatlar ve Tasarım
İktisadi ve İdari Bilimler
İnsan ve Toplum Bilimleri
"HAYATI: doğal bir OKUyuşla; PAYLAŞmak"
Denizci ülke olma ülküsünün bir sonucu olarak “Mavi Vatan Yasası“nın önümüzdeki günlerde TBMM gündemine alınacak olması çok önemlidir. Böyle bir yasa ile Türkiye’nin çevre denizlerinde egemenlik hakları, enerji aramaları, güvenliği ve uluslararası hukuktan gelen hakları yasal bir statüye kavuşmuş olacaktır.
Ancak, böyle bir yasanın daha önceden yapılmayışı büyük bir eksikliktir. Bunun sebepleri arasında 1928 yılında Yavuz zurhlısının tamiratı sırasında yaşanan usulsüzlükler ileri sürülerek “Bahriye Nezareti” yani Denizcilik Bakanlığı’nın lağvedilmesinde aramak gerekir diye düşünüyorum.
Halen, ülkemizin denizlerine yönelik faaliyetleri ve politikalarını tek elden düzenleyecek ve hayata geçirecek Denizcilik Bakanlığı yok. GKRY’nin var.
Devletimiz, denizlerle ilgili bir dizi faaliyet yürtmektedir. Bunun yanında, kara suları, kıta sahanlığı, MEB vb sorunlarla uğraşmak da cabası. Adalar Denizi‘nde 1974 yılından buyana Yunanistan ile yaşadığımız 6 mil, 12 mil kavgası çözülmemiş bir halde pusuda beklemektedir. Yine, kıta sahanlığı meselesi var. Egemenliği antlaşmalarla devredilmemiş ada, adacık ve kayalıklarla ilgili sorunlar var. Yunanistanın silahlandırmış olduğu adalar sorunu var.
Mavi Vatan Yasası, bu sorunlara çözüm bulmanın adımlarından biri olacaktır. 2006 yılında Emekli Amiral Cem GÜRDENİZ Mavi Vatan kavramını ortaya attığında millet olarak buna oldukça fazla sahip çıktık. Bu kavram daha sonra bir doktrin haline geldi. Şimdi, Mavi Vatan deyince 462.000 km2‘lik bir deniz alanından bahsediyoruz.
Diğer yandan, Mavi Vatan haritası, Ankara Üniversitesi, Deniz Hukuku Uygulama ve Araştırma Merkezi (DEHUKAM) tarafından geliştirilerek Türkiye Deniz Mekansal Planlama Haritası’na dönüştü. Son evre ise “Mavi Vatan Yasası“.
Mavi Vatan, bana çok şey anlatıyor:
İlk önce, Adalar denizinde petrol aramak üzere Norveçten kiraladığımız, ancak hiç bir şekilde arama yapmayan, yaptırılmayan Longva isimli gemiyi hatırlıyorum. Ardından, MTA Sismik-I ve Koca Piri Reis araştırma gemileri hala yadımdadır. Bugün, denizlerde enerji aramalarında dünyanın 4. büyük filosuna sahip bir ülkeyiz. Barbaros Hayreddin Paşa, Oruç Reis sismik arama gemileri yanında Fatih, Yavuz, Kanuni, Abdulhamid Han, Yıldırım ve Çağrı Bey sondaj gemileri bugün için görevdedirler.
İkinci olarak, kendi gemilerimizle enerji arayabildiğimiz gibi uluslararası anatlaşmalarla diğer ülkelerin kara sularında hem arama hem de sondaj faaliyetleri yapıyoruz. Somali örneği bunun en açık örneği. Oruç Reis sismik araştırma gemisiyle yaptığımız aramanın ardından şimdi Çağrı Bey sondaj gemisiyle Somali açıklarında enerji çıkaracağız. Dahası var. Yaptığımız anlaşma çerçevesinde önümüzdeki yıllarda kardeş ülke Pakistan açıklarında da arama yapacağız.
Üçüncü olarak, kutuplarda dahi bilimsel araştırma seferlerine katılıyoruz. Kutuplara yönelik bilimsel araştırma projeleri yapıyoruz. Mavi Vatan, sadece çevre denizlerimizle sınırlı değildir. Bunun da ötesinde ulaşabildiğimiz tüm denizler ve okyanuslar uluslararası hukuk kuralları çerçevesinde araştırma yaptığımız deniz alanlarıdır.
Doğu Akdeniz’de oldukça büyük bir enerji kaynağının olduğu Amerikan Jeolojik Araştırmalar Kurumunun (USGS) 2010 yılı raporlarıyla teyit edildi. Mısır’ın Zohr sahasında, İsrail’in Tamar ve Leviathan sahalarında doğal gaz keşfiyle birlikte gözler Doğu Akdeniz’e çevrildi.
GKRY, oldukça erken denebilecek 2003 yılında Msır ile 2007 yılında Lübnan ile ve 2010 yılında İsrail ile MEB antlaşmaları gerçekleştirdi. Ancak, bu anlaşmalar uluslararası hukuk açısından ülkeler arasında deniz yan sınırı krizlerinin doğmasına neden oldu. Dahası, Kıbrıs adası üzerinde yüzyıllardır yaşayan Kıbrıs Türkleri’nin hakları da gasp edildi.
GKRY, bununla da kalmadı. Kıbrıs adası etrafında yine Kıbrıs Türk halkının hakları dışlanarak belirlenen 13 adet ruhsat sahasını uluslararası ihalelere açarak enerji aramalarına geçti. Ancak, 1, 4, 5, 6 ve 7 nolu ruhsat alanları Türkiye’nin Mavi Vatan’ı ile çakıştı. Bu nedenle, hem bu ruhsat sahalarının belirlenmesine hem de ihaleyi alan uluslararası şirketlerin sahadaki faaliyetlerine müdahale edildi.
Bu müdahaleler bazen Donanmamızla birlikte bazen de sahip olduğumuz arama ve sondaj........
