menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kut’ül-Amare Destanı

238 0
17.04.2026

Köşe Yazıları Diş Hekimliği Eczacılık Edebiyat Eğitim Güzel Sanatlar ve Tasarım Fen Hemşirelik İktisadi ve İdari Bilimler İlahiyat İletişim İşletme Mimarlık Mühendislik Orman Sağlık Bilimleri Siyasal Bilgiler Spor Bilimleri Tıp Veteriner Ziraat

Güzel Sanatlar ve Tasarım

İktisadi ve İdari Bilimler

"HAYATI: doğal bir OKUyuşla; PAYLAŞmak"

Birinci Dünya Savaşı’nda dokuz ayrı cephede savaşmak durumunda kalan Osmanlı Devleti;  kuvvetlerini farklı cephelere dağıtmak  suretiyle birçok alanda olduğu gibi askeri anlamda  da zaafa düşer. Kaldı ki, Balkan Savaşı’nın ardından ordusunu yeterince ikmal etmeye fırsat bulamadan, eksikliklerini tamamlayamadan 1. Dünya savaşında  farklı coğrafyalarda savaşmak zorunda kalır. Bu farklı cephelerde her türlü zorluğa rağmen var gücüyle dayanmaya çalışan bu kuvvetler; tıpkı Çanakkale’de olduğu gibi Irak coğrafyasında bulunan Selmân-ı Pâk, Felâhiye ve Kut’ül Amare’de de şanlı bir tarih yazarlar.

Bu şanlı sayfayı bir nebze de olsa yad etmek adına Irak cephesindeki Türk ordularının kumandanı Halil Paşa’nın hatıratını  esas alarak bu  yakın geçmişi bir nebze de olsa dile getirmek istedik.  Konuyla ilgili başka kaynaklardan da yararlanmak kaydıyla bu zafere kısaca da olsa değinmeye çalıştık.

İngiltere;  I. Dünya Savaşının başlaması ile birlikte Hint denizinin güvenliğini sağlamak  ve Mezopotamya’ya hâkim olmak  maksadıyla Irak seferine çıkar. Ciddi bir Osmanlı direnişi ile karşılaşmadan Basra ve Kurna’yı ele geçirir.  Bağdat’a doğru hızla ilerler.  Irak cephesini albay Nureddin Bey kumanda etmektedir.

28 Eylül 1915 tarihinde Selmân-ı Pâk’a çekilen Nurettin Bey kumandasındaki birlikler;  burayı tahkim ederek  tutunmaya çalışır. (Selmân-ı Pâk; Sasanilerden kalma tarihi bir şehir olup Bağdat’ın 32 kilometre güneyinde bulunur. ) 29 Eylül 1915 tarihinde Kut’ül Amare kasabası İngilizler tarafından işgal edilir ve 1700 Osmanlı askeri esir alınır.

5 Ekim 1915 tarihinde Osmanlı Başkomutanlık karargahınca teşkil edilen   altıncı ordu komutanlığına Alman mareşal Von Der Goltz getirilir. İngiliz kuvvetleri Bağdat’a doğru ilerlerken Irak’taki Osmanlı birlikleri Kafkas cephesinden 18. Ordu komutanı albay Halil (Kut) Bey’in  komutasındaki 51. Ve 52. Piyade tümenleri  vasıtasıyla takviye edilmek istenir. Halil Bey,  emrine verilen tümenlerle birlikte  Hınıs, Muş, Bitlis, Siirt istikametinde ilerler. Ordu, nehir yolu ile Siirt çayı üzerinden ağaçlar, tulumlar ve kelekler yardımıyla önce Dicle’ye sonra da Bağdat’a kaydırılmaya çalışılır.

Bağdat’ı almak isteyen general Townshend kumandasındaki   İngiliz birlikleri 22 Kasım 1915 tarihinde Selmân-ı Pâk’ta Dicle’nin sol sahili üzerinden Osmanlı ordusuna saldırır. 45. Tümen siperlerinde kahramanca direnir. Halil Bey, savaştan bir gün önce 51. Piyade tümenin iki alayı ile birlikte cepheye ulaşmayı başarır. 45. ve 51. Tümenlerin bölgeye gelmesi ve cephe teşkilatının yeniden düzenlenmesi savaşın kaderini değiştirir.   Halil Paşa; çöle sürdüğü beş taburla düşmanı sol yanından vurur. Bu kanlı savaşta her iki taraf da  boğaz boğaza gelerek süngü süngüye çarpışır. İngiliz kuvvetleri bu çarpışmalarda ağır kayıplar vermek suretiyle geri çekilir. 25-26 kasım 1915 gecesi Osmanlı birliklerinin takibi altındaki İngiliz kuvvetleri general Townshend komutasında 3 Aralık 1915 tarihinde Selmân-ı Pâk’ın 130 kilometre uzağında bulunan Kut’ül-Amare’ye çekilir. 

7 Aralık 1915 yılında Albay Nureddin Bey, Kut’u kuşatır ve  8 Aralık 1915 tarihinde general Townshend’e teslim olmalarını teklif eden bir mektup gönderir. General Townshend’e yardım etmek maksadıyla harekete geçen İngiliz generalleri ve kıtaları Felâhiye (Dicle nehrinin sol sahilinde yer alan 12.000 metre karelik bir alan) denilen mıntıkada Türk orduları ile bir çok defa savaşır. Felâhiye savaşları adıyla anılan bu karşılaşmalar;  13 ocak 1916  tarihinde  başlar. Türk askerinin yeterli kurşunu yoktur. Ama konuşlandıkları tepelerde bir hareketlilik oluşturarak bu hareketin karşı tarafça bir  taarruz zannedilmesini sağlarlar. İngiliz tarafı bu zanna  binaen  hareketli tarafı ateş yağmuruna tutarlar. Türk tarafı ortalık yatıştığında atılmış İngiliz kurşunlarını toplayarak yeniden kullanılabilir hale getirirler.

10 Ocak 1915 itibariyle Irak ordusu komutanlığına getirilen albay Halil Kut Felahiye boğazını tutunca bu geniş alan  daralmış olur. 21 Ocak 1916 tarihinde İngilizler yenilir.   İngiliz generali Aylmer bu durum karşısında Basra ve Hindistan’dan yeni kuvvetler ister.

7-8 Mart 1916 tarihinde İngiliz takviye birlikleri Dicle’nin sağ kıyısındaki Sabis Tepesi’inde yer alan Osmanlı kuvvetlerine saldırır. 13. Kolordu komutanı albay Ali İhsan Bey ve kuvvetleri  8-9 mart 1916 tarihli bu savaşta İngilizleri yener. İngiliz birlikleri  11 mart, 6 nisan  ve 9 nisan tarihlerinde üst üste saldırırlarsa da her defasında yenilgiye uğrarlar.  Bu şekilde Kut’ül Amare’de kuşatılmış bulunan İngiliz birliklerine yardım gönderilmesi önlenmiş olur.  Paşalığa terfi eden Halil Bey;  Bağdat valisi ve Irak’taki Osmanlı kıta kumandanı sıfatıyla 10 mart 1916 tarihinde açlığa mahkum olan  ve daha fazla kayıp vermeleri muhtemel görünen   İngilizlere teslim olmalarını tavsiye eden bir mektup yazar. Yardım geleceği beklentisi içinde olan Townshend; bu teklifi reddeder. 15 Nisan 1916........

© Akademik Akıl