Klasik Batı Müziğinde Ulusalcılık Akımı Bağlamında Bestecilere Bir Bakış
Köşe Yazıları Diş Hekimliği Eczacılık Edebiyat Eğitim Fen Güzel Sanatlar ve Tasarım Hemşirelik Hukuk İktisadi ve İdari Bilimler İlahiyat İletişim İnsan ve Toplum Bilimleri İşletme Mimarlık Mühendislik Orman Sağlık Bilimleri Siyasal Bilgiler Spor Bilimleri Tıp Veteriner Ziraat
Güzel Sanatlar ve Tasarım
İktisadi ve İdari Bilimler
İnsan ve Toplum Bilimleri
"HAYATI: doğal bir OKUyuşla; PAYLAŞmak"
Klasik Batı Müziğinde Ulusalcılık Akımı Bağlamında Bestecilere Bir Bakış
Sanayi Devrimi ve Fransız İhtilali’nin ardından Avrupa’da yayılan milliyetçilik akımı, zamanla tüm toplumlara sirayet etmiştir. Geleneksel dogmaların, otoriter ve baskıcı yaklaşımların yerini; insanı merkeze alan eşitlik, kardeşlik ve özgürlük gibi kavramların barındığı yeni bir düşünce sistemi almıştır. Bu sosyo-politik dönüşüm sanat alanında da hakimiyet kurmuş ve 18. yüzyılın ikinci yarısı itibariyle ulusalcılık akımının temelleri atılmıştır. Alman ve İtalyan müzik hegemonyasına bir tepki olarak doğan bu akım, 19. yüzyıl bestecilerinin eserlerinde yoğun biçimde tezahür etmiştir. Söz konusu dönem bestecileri, kendi kültürel geleneklerine ve tarihsel geçmişlerine sahip çıkarak uluslarının halk müziklerini, yerel danslarını ve ritmik yapılarını klasik formdaki eserlerine entegre etmişlerdir. Bu ulusalcı anlayış doğrultusunda Avrupa genelinde birçok ulusal müzik okulu kurulmuştur.
Ulusalcılık akımının Rusya’daki öncüsü kabul edilen Mihail Glinka’nın, “Müziği oluşturan halktır, sanatçılar ise onu düzenler” sözü, müziğin köklerinin halkın yaşantısından ve geleneklerinden neşet ettiğini açıkça vurgulamaktadır. Bu akımın en önemli ekollerinden biri sayılan “Rus Beşleri”; Mili Balakirev, Aleksandr Borodin, Cesar Cui, Modest Musorgski ve Nikolai Rimsky-Korsakov’dan oluşmaktadır. Bu besteciler, Rus halk şarkılarını, makamsal (modal) yapıları, coğrafi unsurları ve ulusal efsaneleri eserlerine dahil ederek Rus tarihini, kültürünü ve ruhunu yansıtan özgün bir müzik dili inşa etmişlerdir.
Çek Bağımsızlık Hareketi’nin yarattığı zemin neticesinde ulusalcı anlayışla eserler veren Antonín Dvořák, Bedřich Smetana, Leoš Janáček, Bohuslav Martinů ve Josef Suk, müzik tarihinde “Çek Beşleri” olarak adlandırılmaktadır.
Etnomüzikolog, besteci ve piyanist olan Béla Bartók, Macar müziğinin en seçkin temsilcisidir. Bartók, yürüttüğü sistemli halk müziği araştırmaları ve derleme çalışmalarıyla Macaristan, Romanya, Slovakya ve Türkiye’nin müzik kültürlerine önemli bilimsel katkılar sağlamıştır. Macar Ulusal Müzik Okulu bünyesinde değerlendirilen diğer önemli besteciler ise Zoltán Kodály, Franz Liszt ve Ernő Dohnányi’dir. Bu isimlerin her biri, Macar halk müziğinin köklerini eserlerinde derinlemesine işlemişlerdir.
İspanyol Ulusal Müzik Okulu dendiğinde akla gelen ilk isim Felipe Pedrell’dir. Isaac Albéniz, Enrique Granados, Manuel de Falla, Joaquín Rodrigo ve Joaquín Turina ise bu ekolün diğer önemli kurucu bestecileri arasında yer almaktadır.
İskandinav Okulu ele alındığında Edvard Grieg, Jean Sibelius, Carl Nielsen, Wilhelm Stenhammar, Hilding Rosenberg ve Hugo Alfvén öne çıkan figürlerdir. Finlandiya asıllı ulusal besteci Sibelius, ünlü Fin destanı Kalevala’yı eserlerine konu edinmiştir. Ülkesinin Rus işgali altında bulunması sebebiyle bestelerinde bağımsızlık ve özgürlük temalarını sıklıkla işlediği görülmektedir. Benzer şekilde Grieg, Norveç halk müziği unsurlarını eserlerinde yetkinlikle kullanmış; Nielsen ise Danimarka’nın en etkili ulusal bestecisi olarak tarihteki yerini almıştır.
Ulusalcılık akımının daha geç sirayet ettiği İngiltere’de; Edward Elgar, Gustav Holst, Frederick Delius ve Vaughan Williams, İngiliz Ulusal Müzik Okulu’nun temel taşları arasında sayılmaktadır. Amerika Birleşik Devletleri’nde ise Edward MacDowell, Amerikan ulusal bestecilerinin başında gelmektedir. Bu çizgiyi takiben Aaron Copland, George Gershwin ve Charles Ives da Amerikan müzik kimliğinin oluşumuna yön veren diğer önemli isimlerdir.
Ulusalcılık akımının en belirgin şekilde gözlemlendiği Polonya, yüzyıllar boyunca Rus egemenliği altında kalmıştır. Polonya ulusal müziğinin gelişimine katkıda bulunan başlıca besteciler arasında Stanislaw Moniuszko, Henryk Wieniawski ve Ignacy Paderewski bulunmaktadır. Bu bağlamda, ömrünün büyük kısmını ülkesinden uzakta geçirmiş olmasına rağmen vatanına olan hasretini ve bağını eserlerine işleyen Frédéric Chopin’in ayrı bir yeri vardır. Chopin’in özellikle Polonez ve Mazurkalarında ulusalcı........
