Önümüzdeki Ermenistan seçimi üzerine notlar
Öngörü Başbakan Paşinyan’ın göreve devam edeceği yönünde. Seçim tüm Kafkasya’yı ilgilendiriyor.
Macron Mayısta Erivan’da Avrupa Siyasî Topluluğu Zirvesinde iki memleket arasındaki normalizasyon çalışmalarına atfen, maiyetinde Türkiye’yi yakından bilen bir diplomatın fısıldadığı, Hrant rahmetlinin “iki yakın halk iki uzak komşu” deyimini hatırlattıydı. Artık bu denklemde bir üçüncü taraf var: Azerbaycan!
Azerbaycan’ın Ankara sefiri 15 Mayıs’ta mâlumu ilâm etti: “Ermenistan Anayasasında Azerbaycan'a yönelik toprak iddiası var. 7 Haziran’daki seçimden sonra anayasayı değiştirecekler, bir referandum yapacaklar. Toprak iddiası ortadan kalktıktan sonra, ABD’de paraf edilen Azerbaycan-Ermenistan barış anlaşması imzalanacak. Ondan sonra Ermenistan-Türkiye ve Ermenistan-Azerbaycan sınırları açılacak”.
Bariz ve yeni de değil! Ermenistan-Türkiye normalleşmesi amacıyla imzalanan 2008-9 Zürih Protokollerinin meclislerde onaylanamaması ve akamete uğramalarının ardında Azerbaycan vardı. O gün bu gün Bakü’nün Ankara üzerindeki etkisi, iktisadî ve malî destek temelinde katlanarak sürdü, karşılığında ise ‘askerî’ alıyor Bakü.
7 Haziran’dan sonra, sefirin kehâneti bağlamında üçlü ilişkinin istikbâlini irdelemek, Erivan’ın Bakü’nün “talimatını” yerine getirip getiremeyeceğine yakından bakmak gerekecek. Hakeza Ermenistan demokrasisinin nereye doğru evrileceğine, memleketin AB, ABD, Rusya ve Diaspora denklemlerine, iki uzak komşunun normalleşmesinin olası sonuçlarına yoğunlaşmak gerekecek. Ama bugün kampanya.
Paşinyan’ın seçim meydanında iki eliyle yaptığı kalpçik, anlaşılan, “barış mı istiyorsunuz yoksa savaş mı” ifadesindeki barışa gönderiyor.........
