Kilisede başlayan ses
Müziği ilk nerede duyduğumu sorarsanız, bir sahne söylemem, bir kilise söylerim. Dedem din adamıydı. Küçüktüm. Kilisede onu dinlerdim. Duaları okurken dümdüz okumazdı, sesi tatlı bir nağmeyle yükselir, iner, dolaşırdı. O yaşta bunun bir makam geleneğine ait olduğunu bilmiyordum. Ama bir şey biliyordum: O ses, konuşmadan farklıydı. İçimde başka bir yere dokunuyordu.
Belki müzikle ilk temasım buydu.Şarkı değil.Alkış değil.Dua.
Ermeni kilise müziği sözle ses arasında bir yerde durur. Ne tamamen konuşmadır ne de tamamen şarkı. Melizmatik (her heceye bir nota yazarak şarkı söyleme) bir akışı vardır: Kelimeler uzar, titreşir, süzülür. Yüzyılların içinden gelen bir hafızayı taşır. Çocukken bunun adını koyamazsınız ama kulağınız........
