menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Savaşla Gelen Gerçeklik

32 0
18.03.2026

Yaşamakta olduğumuz ABD/İsrail-İran Savaşı bir turnusol işlevi görerek bazı temel gerçekleri açığa çıkardı. Bu savaş ABD için emperyal gücünü çok yönlü hegemonik güç olarak konsolide etme arayışı yanında; savaşan her üç ülkenin savaş motivasyonu, üç ayrı dinin radikal savunusundan tetiklendi. Her biri üç ayrı dini anlayışın bugün radikal savunucuları. İsrail, tarih öncesinden kalma bir “vadedilmiş topraklar” inanç ve saçmalığından yola çıkarak, sanki bu coğrafyada bin yıllardır hiç başka insanlar yaşamamış gibi bir tutum sergilemek istiyor. Kaldı ki bin yıllardır kendileri bu topraklarda yoktular; dışardan gelerek Orta Doğuyu bir ateş çemberinin içine ittiler ve dur durak bilmek istemiyorlar. ABD, Milenyum dönümünden beri tek süper güç olma sevdası ve inancı ile Huntington’un kültürler arası çatışma tezine inanarak, kendi toplumunda Evangilist radikalizmini savunuyor. Oysa günümüzde küresel ilişkilerin giderek artması, küresel uzlaşma arayışını gerektirmiyor mu? İran’a gelince, İslam ülkeleri içinde Dini inancın devletin üstünde yer aldığı ve her şeye Molla Rejiminin karar verdiği bir radikalizm içinde. Cumhurbaşkanı sade bir bakan rolünde.

Böylece bu savaş, bu üç radikal inancı savunan, üç........

© 9 Eylül Gazetesi