menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Çalınan Hayatlar Ülkesi

30 0
22.04.2026

Geçtiğimiz hafta gerçekleştirilen okul saldırılarından sonra yine ekranların karşısında kıpırdamadan takip etmeye çalıştık son dakika haberlerini. Böyle olağanüstü durumlardan sonra garip bir duygu yerleşiyor bana. Sanki evden çıkıp gitsem ya da bilgisayarı, televizyonu kapatsam çok önemli bir şeyi kaçıracak gibi hissediyor ve ara vermeden izliyorum. Dışarıda da dikkatim telefonda, gelecek haberlerde zaten. Oysa her şey bitmiş, silahlar ateşlenmiş, çocuklar, eğitimciler yaralanmış, ölmüş, can derdine düşenler kendilerini pencereden atmışlar. Haber kanalının dış haberler temsilcisi ekranda. Amerika’da ortalama yılın her gününe bir okul saldırısı düştüğünü söyleyip saldırganların saptanmış özelliklerini sıralıyor. Aşağılanma, uzun süre içlerinde biriktirdikleri öfke, kriz, kin, şiddet fantezileri ve silahlara kolay erişim. Pür dikkat izliyorum. Aklım tanıdığım ergenlik dönemi yaşayan tanıdığımız çocuklarda. İnsan bazen uzaklarda gerçekleşen olayların bu kadar yakınına gelebileceğine ihtimal vermiyor. Oysa ülkemizde uzun yıllardır yaşanan toplumsal kırılmalar, değişen değer yargıları, alışkanlıklar, ilişkiler bize “bir çok akıl almaz olayın kapımızın eşiğinde” olduğunu nasıl da haykırıp duruyor.

Aileler kaybettikleri canlarını, hatıralarına tutunarak, yaşananlardan çok yaşanabileceklerin üzüntüsü ve acısıyla uğurladılar. Onlar için hayat bir daha eskisi gibi olmayacak. Daha çok sayıda yaralı çocuğumuz hastanelerde hayata tutunmaya çalışıyor. Olayları medyadan, sosyal platformlardan takip eden benim gibi bir çok kişi de aslında hastanede yatan çocuklar gibiyiz, hayata tutunmaya çalışıyoruz. Yeniden. Yaşanan her acı dolu olaydan sonra biraz daha zorlanarak. İlk şok atlatıldıktan sonra eğitimciler, kamu görevlileri, politikacılar öğrenim sitemini, arkadaş, aile ilişkilerini sorgulamaya girişti. Faillerin evlat, öğrenci, arkadaş, çocuk olarak kimlikleri ayrıntılarıyla konuşuldu. Nasıl bir........

© 9 Eylül Gazetesi