menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ölür ise ten ölür

9 0
23.01.2026

Yaşam, bir mucize ile bir muamma arasındaki zamana verilen adıdır. Mucize doğumdur, muamma ise ölüm. Annemiz doğurdu, bir insandan doğmaktır mucize. Muamma ise şu, toprağa gömülecek ve kısa sürede ona karışacağız. Canlı olmak böylesine kaçınılmaz bir tuhaflıktır... Nasıl, lafı iyi dolandırıyorum değil mi? Üfür üfür ipe diz yazarlarına benzedim mi? Yanıtınız nedir bilemem, ilgilenmem de. Çünkü ruhum kederden kapkara, kalbim paramparça. Ben şimdi ne yazayım, nasıl yazayım derdindeyim. Yazamam desem, gazeteye haber versem, kederimden söz kuracak halim yok desem? Belki de asıl bu anlarda yazmalı. Deneyeceğim.

Birkaç gün önce Koray’ın haberi geldi. Yoldaşım, oyuncum, sırdaşım Koray Ergun ölür mü diye şaşkınlığımı yaşarken, bu sabah Hakkı Abinin ölüm haberi geldi. Hakkı Ülkü’ler ölür mü, yarın Beşikçioğlu’dan kalkacak diyorlar, bu doğru mu diye evin odalarını dolaşırken, televizyonun laf kalabalığında bir tümce öne çıktı: Haldun Dormen’i yitirdik.

Ne diyordu türkü, nasıl sesleniyordu ölüme; “Üç gün ara ver!” Vermiyor kardeşim, bıkmıyor kardeşim. Farkındayım, mıntıka temizliğini iyice hızlandırdı. Bizi bu yaşımıza kadar bin çileyle oluşturduğumuz, insan, değer, keyif biriktirdiğimiz şu bahçede yapayalnız bırakmayı kafaya koymuş kardeşim. Altı yaşındaydık, babamızı elimizden alarak başladı mesaiye, altmışaltısına geldik doymadı cenazeden cenazeye koşturtmaya. Hale bak yahu! Dün gidenlerimizi anmaktan, bugün yitirdiklerimize yanmaktan, yarın üçer beşer uğurlayacak olmanın korkusundan, neredeyse nefes almaya zamanımız yok!

Bu yalnızca yakınlarımıza, aşinalarımıza, yoldaşlarımıza, hocalarımıza ait bir yakınmadır. Bunların........

© 9 Eylül Gazetesi