“ÇOK YAŞA NAZIM”
Nâzım Hikmet’in ilk Moskova’ya gidişi üniversite eğitimi sırasındaydı. “Şiir yazmaktan başka suçu olmamış" şairin uzun yıllar hapisliğinden sonra Moskova ile yolları bir kez daha kesişti. 1952’den hayatını kaybettiği 3 Haziran 1963’e kadar 11 yıl burada yaşadı. Nâzım’ın yaşamında çok önemli yerdedir Moskova. Felsefesini, yaşamın akışını değiştirmiştir Moskova; “Altın aynalarda Moskova şehri/ Moskova evim, Moskova odam/ Moskova 19 yaşım, 60 yaşım/Moskova öğretmenim, yoldaşım/ Moskova seni bana armağan eden bana” dizeleri Moskova’ya ithaftır. Moskova’yı, “Yedi Tepeli Şehrim” dediği ve hep hasretini çektiği İstanbul gibi çok sevmiştir; “Bu şehri düşlerinde gördü onlar/ pembe, beyaz çiçek açmış/ kocaman koskocaman/ bir elma ağacıydı/ benim için bu şehir, sadece düşlerin şehri/ bir umut şehri değil/ Yazın, seher vakitleri/ açık denizlerde tan yerinde seyredilen/ erişilmez bir bulut şehir değil/ Ben eski Moskovalıyım/ Eski İstanbullu olduğum kadar.” Bu dizelerde hüzün egemendir, hasretlik içerir; “memleketim , Türkiye’m seni düşünüyorum/ zaten bir dakka çıktığın yok aklımdan/ hasretin dayanılır gibi değil”. Yazar İsmail Afacan bir yazısında Moskova’nın şairin yaşamında “bir imge, sosyalizmin, insanlığın kurtuluşu mücadelesinin, güzel günlerin ve işçi sınıfının simgesini olduğunu” vurgulamıştır.
-ANMADA MOSKOVA BÜYÜKELÇİMİZ DE........
