menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

MİCHAEL DA VİNCİ VE CONCORDE SENDRROMLARI

7 0
30.01.2026

Şimdi soracaksınız bana “ be hocam, aralarında yüzlerce yıl olan bir kişi ve bir olgunun söz ve süreçleri ile anılan bu iki sendromu nereden tuttun da birbirine bağladın “ diye. Anlatayım

Önce Michael Da Vinci sendromundan başlayalım. Bir gün ünlü heykeltraşa sormuşlar. Nasıl yapıyorsun bunca güzel heykelleri diye. Da Vinci cevap vermiş. “ Ben heykel yapmıyorum. Sadece mermerdeki fazlalıkları atıyorum” demiş.

Da vinci sendromu işte üstadın bu sözünden türetilmiş. Çok fazla tanımı var. Hani dört köre fili sormuşlar nasıl bir hayvandır diye. Her biri fili neresinden tuttuysa ona göre cevaplamış. Biri bacağını tutmuş sütun gibi demiş, öteki hortumunu tutmuş boa yılanı gibi demiş, diğeri gövdesine değmiş duvar gibi demiş Vb. ya Da vinci sendromu da öyle bir şey. Nereden tanımlarsan ona uyuyor.

Ben diyorum ki; Yaşam dediğiniz ham taştaki fazlaları ne kadar atabilirseniz yaşam resminizi, hayatınızın heykelini öyle yontarsınız. O fazlalar yontulup atılmayıp yaşamınızda kaldıkça aklınıza, psikolojinize yük olur. Ne heykeliniz bir şeye benzer nede siz yarattığınız yaşamdan mutlu olursunuz.

Yaşamınızı yalanlar üzerine kurar ve baktığınız aynanın karşısına o heykeli veya resmi koyarsanız, kendinizden mutlu olmazsınız. Tanıdığım biri var. Yaşamındaki pek çok gerçekler ile yaşamı hakkında eşine ve çocuklarına anlattığı senaryo öyle farklı ki, gerçek yontunun nasıl olması gerektiğini ortaya koyduğunuz zaman kişilik........

© 9 Eylül Gazetesi