menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Maalesef olabiliyor!...

33 0
09.03.2026

Eşim Dr Esen Demir ile birlikte İstanbul Sabiha Gökçen Havaalanından Ajet uçağıyla İzmir'e doğru hareket etmek üzere uçaktaki yerlerimizi aldık. Kemerlerimizi bağlarken, Saat 12.30'da yetkili bir hostes "Boarding Completed" (Uçağa biniş süreci tamamlandı) dedikten sonraki anonsuna başladı. Önce Türkçe, sonra İngilizce olarak "Dünya kadınlar günününü kutlarız" anonsunu yaptıktan sonra yolculardan bir kaç cılız alkış geldi. Bırak uçaktakilerin, dünyanın tadı yok ki "kadınlar gününü" kutlasınlar, yada alkışlasınlar. 

İzmir Adnan Menderes Havaalanına uçaktan zamanında indik. Hava güneşli ama tadı tuzu yoktu. "Kadınlar günü" olmasına karşın başta kadınlar olmak üzere yolda yürüyenlerin, trende oturanların yüzünden mutsuzluk ve umutsuzluk okunuyordu. Dünyayı sarsan savaşın üzüntü ve mutsuzluğunun izleri yüzlere yansıyordu.

İZBAN banliyö treni ile İzmir Alsancak garına geldik. Valizlerimiz ile garın çıkışındayız. Onlarca kadın garın Bornova tarafında gar binası ile cadde arasına sıkışmışlardı. Ellerine pankart, flama, dillerinde protestolar ile yürüyüş yapmaya hazırlanıyorlardı. Garın İzmir tarafında da protestocular kadar hatta daha fazla polis yığılmış, yürüyüş düzenine geçecek kadınları bekliyorlardı. Trenden inen biz yolcular da ellerimizdeki valizlerle zar zor emniyet güçlerinin arasından geçip yolun karşısına geçmeye çalışıyorduk. Yeşil ışığı bekliyoruz. Üstelik günlerden Pazar. “Yetkililer İzmir'de hatta Alsancak'ta hiç geniş bir alan bulamamışlar da garın önündeki daracık alanı mı bulmuşlar?” demekten kendimizi alamadık. Pes vallahi. Ne demeli........

© 12punto