Kolonyalizmin yeni versiyonlarından biri: Atık sömürgeciliği
Sömürgecilik,gelişmiş merkez ülkelerinde egemen olan kapitalist üretim biçimi ve ilişkileri sonucunda hiç bitmiyor,yeni sürümlerle ortaya çıkıyor.Bu doğrultuda sömürgeciliğin çevre ülkelerine olumsuz yansımaları söz konusu.
Bunlardan birisi de son dönemlerde artarak ortaya çıkan “Kolonyalizmin Yeni Versiyonlarından Biri:Atık Sömürgeciliği”. Atık Sömürgeciliği;maden arama etkinlikleri, gemi söküm sanayi,çimento sanayi ve döküm sanayi gibi çevre kirletici etkinliklerle, çevre ülkelerinde sanki sanayileşmenin bir boyutu olarak yansıtılıyor.
Dilerseniz “Atık Sömürgeciliği” konusunda kısa bir anımsatma yapalım.
Atık sömürgeciliği, gelişmiş merkez ülkelerin elektronik,plastik ve tehlikeli kimyasal atıkları gibi endüstriyel atıklarını yasal ya da yasa dışı yollarla gelişmekte olan ülkelere göndermesi ve bu ülkeleri adeta “Atık Çöplüğü” durumuna getirmesi olarak tanımlanıyor.
Gelişmiş merkez ülkelerinin egemenleri, kendi çevrelerini temiz tutarken çevre kirliliği ve sağlık risklerini, daha güçsüz ülkelere yüklüyorlar. Ancak üzerinde durulması gereken önemli noktalardan birisi, o ülkelerindeki çalışan sınıfların,bir başka deyişle uluslararası sömürüden bir ölçüde pay alanların sessizliğini de sorgulamak gerekmiyor mu?
• Elektronik atıklar (e-waste): Kullanılmış bilgisayar, telefon ve televizyon gibi aygıtlar. Afrika ve Asya ülkelerine gönderiliyor.
• Plastik atıklar: Özellikle Çin 2018’de plastik atık ithalatını yasakladıktan sonra, bu atıklar Malezya, Endonezya ve Türkiye gibi ülkelere yönelmiş.(*)
• Tehlikeli kimyasal atıklar: Kimi gelişmiş merkez ülkeleri, yok edilmesi zor olan kimyasalları yoksul ülkelere ihraç ediyor.
Atık sömürgeciliğinin sonuçlarını irdeleyelim mi?
• Çevre ülkelerinde geriye dönüşümsü doğa kirliliği yaratıyor. Toprak, hava ve su zehirleniyor.Tarım yapılamaz duruma geliyor ve tarımsal üretim azaldığı için gıda açısından dışa bağımlılık artıyor.
• İnsan sağlığına zarar veriyor. Kanser ve solunum hastalıkları gibi........
