'Günümüzde su neden elmastan daha değerlidir?'
“Klasik iktisat” geleneğinde bir mal, kullanım değeri ve mübadele (değişim) değeri ile maddi varlık haline gelir. Kullanım değeri olmayan malların da değişim değeri olabilir. Örnek: Kağıt para, hisse senedi. Genel olarak kullanım değeri mübadele değeri için önkoşuldur. Zira kulla-nıldığında yarar sağlamayan mal mübadele edilirken de değer kazanamaz.
Sorun mübadele değerini belirleyen piyasa koşullarının fiyatlara ne kadar yansıdığıdır? Esas olarak emeğin değeri ücretler malların mübadele değeriyle ne kadar ilişkili? (Marksist iktisat.) Bunu anlamak için emeğin ihtiyaçlarını sağlayan temel malların mübadele değeriyle ücretleri ilişkilendirmek gerekir. Burada devreye enflasyon ücret ilişkisi giriyor ilk olarak. İkinci olarak mübadele değeri gerçek değeri yansıtır mı sorusu...
Değerler fiyatlara nasıl yansıyor; bu, önemli bir noktadır ve iktisatta teorik bir tartışma konu-sudur...
Marx, klasik emek-değer teorisini geliştirerek “toplumsal olarak gerekli emek zamanı” kavramını ortaya koymuştur. Onun için:
Değer, üretimin temelidir.
Fiyat, değerin piyasadaki görünüm biçimidir.
• Malların değeri, onları üretmek için gerekli ortalama emek zamanıdır.
• Fiyatlar her zaman (“kapitolasen” çağda çoğu zaman) değere eşit değildir.
• Rekabet, tekeller, kredi sistemi ve arz-talep nedeniyle fiyatlar değerden sapabilir.
Bu nedenle Marx, üretim fiyatı ile piyasa fiyatı arasında da ayrım yapar. Bu ayrımı da toplumsal olarak gerekli emek zaman kavramına bağlayarak toplumun kendisini yeniden üretmesinin koşullarını araştırır (Marx’ın değer yasası)..
Androposen çağ başlamadan önce, yani insan eliyle iklim yıkımı (ya da iklim krizi) ortaya çıkmadan serbest mallar üzerinden örnek verildiğinde temiz su ve hava kullanılırdı. Oysa androposen eğilim, kapitolasenle birleşince bu örnekler güdükleşti. Rekabet, tekeller ve mev-cut finans sisteminin kredi akışı eşitsizliği artırmakla kalmadı, ekosistemi bozdu, böylece değerlerin fiyatlarla temsil gücü zayıfladı ve giderek kayboluyor bu ilişki...
Üretim fiyatı piyasa fiyatıyla daha zayıf ilişkide artık...
Günümüzde temiz su ve temiz havaya ulaşmak zorlaştı ve maliyeti giderek daha da artıyor. Yaşam maliyeti olarak da bakacağımız bu gelişme, iktisattaki su-elmas paradoksunu revize ediyor. Elmas (veya altın) piyasada çok daha fazla maddi değer kazanmasına rağmen, elmas geliriyle eskiden serbest mal olan temiz suya ulaşmanız giderek zorlaşıyor. Kullanım değeri hayati olan temiz su da artık mübadele değeri yükselen bir evreye giriyor. Su yüzünden savaşlar çıkıyor, tarımdaki kuraklık nedeniyle gıda fiyatlarıyla yaşam maliyeti yükseliyor (enflasyon)... Oysa elması kullandığınızda güvenlik tehdidi yeni bir maliyet olarak ortaya çıkıyor.
Özetle, bütün bu maliyetler toplumsal........
