menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ABD – İsrail saldırganlığı ve İran’ın stratejisi

42 0
06.03.2026

ABD emperyalizmi ve İsrail siyonizminin İran’a saldırıları sürüyor. Bu savaşla ABD; dünyaya ve Çin’e de mesaj veriyor. Çünkü İran; ABD karşıtlığıyla biliniyor. Çin’in önemli petrol tedarikçilerinden ve Çin’in önemsediği dış ticaret ortaklarından biri olarak öne çıkıyor. Fakat ABD; ne yaparsa yapsın, dünya genelindeki nüfuzu eskisi gibi değil, zayıflıyor. Venezüella’daki haydutluğu ve korsanlığı olsun, İran’daki saldırganlığı ve barbarlığı olsun, hiçbiri, ABD’nin hegemonya kabiliyetindeki gerilemeyi örtemiyor. 

Devam eden savaşın öne çıkan ilk sonuçları şöyle sıralanabilir: 

Birincisi, İsrail’in, 2. Dünya Savaşı’nda Nazi Almanya’sının yaptığı Yahudi soykırımı nedeniyle sürekli olarak gündeme getirdiği mağduriyet, edindiği dokunulmazlık zırhı, eleştiriden muaf tutulması artık geçerli değil. Filistin’deki İsrail soykırımı, Lübnan’daki İsrail saldırganlığı, İran’daki İsrail barbarlığı, İsrail’e, ABD dahil olmak üzere batıda cephe alınmasına, dünyanın her yerinde İsrail’in sertçe eleştirilmesine sebep oldu. İspanya’nın ABD – İsrail ikilisinin İran’a saldırılarına karşı aldığı tutum, ABD’de eski askerlerden üniversite rektörlerine dek geniş bir yelpazede İsrail’e gösterilen tepki, ABD’nin İsrail’le birlikte İran’a saldırılmasına yönelik ABD Kongresi’nden gelen itirazlar, dikkatle incelenmeyi gerektiriyor. Avrupa’da da siyasal seçkinlerde değil, fakat halkta İsrail’e yönelik eski sempati kalmadı.

İkincisi, İran’da rejim karşıtlarının özgürlük, insan hakları, demokratik katılım, kadın hakları, halkın üzerindeki baskılar, yolsuzluklar, işsizlik, kötü yönetim, hayat pahalılığı gibi önemli konu başlıklarında, rejime yönelik tepkilerinin haklı ve meşru olması başkadır, İran’a yönelik ABD emperyalizminin ve İsrail siyonizminin saldırılarından medet ummak başkadır. İran halkı, ülkesine demokrasiyi, yalnız ve ancak kendi mücadelesiyle getirir, ABD emperyalizminin saldırısıyla ve müdahalesiyle değil. 

Üçüncüsü, ABD Başkanı Trump’ın, ülkesiyle aynı hizada durmayan, dahası ABD saldırganlığına itiraz eden İspanya’yı sert sözlerle eleştirip, bu ülkeyle ticareti keseceğini açıklaması; ABD’nin iki stratejik ortağından biri olan İngiltere’yi (diğeri de İsrail’dir), ABD’nin istediği siyaseti izlemediği gerekçesiyle kınaması dikkat çekicidir. Avrupa Birliği’nin lideri konumundaki Almanya, bir kez daha ABD’nin peşine takılarak, küresel çapta bir iddiasının, bir cesaretinin, bir iradesinin olmadığını yine göstermiştir. Avrupa Birliği’nin hiçbir küresel sorunun çözümünde etkisinin olmadığı bir kez daha görülmüştür. Avrupa Birliği’nin ne bir ciddiyeti vardır ne bir........

© 12punto