menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Papazın 'Komutanı' Ayasofya ve Patrikhane için ABD’yi göreve çağırdı!..

135 0
31.07.2026

24 Temmuz hem Lozan Antlaşması’nın 103’üncü hem Ayasofya’nın cami olarak ibadete açılmasının 6’ncı yıldönümüydü.

Erdoğan ve ekibi Lozan’ı anmayı unuturken (Cumhurbaşkanlığı sitesine ancak 24 saat sonra, o da taslak bir mesaj kondu. Bu hata ise bir gün sonra düzeltildi), Ayasofya için mesaj üstüne mesaj yayımlandı, konuşmalar yapıldı.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nca da “Fethin Nişanesi, Medeniyetin Kalbi: Çağları Aşan Mabet Ayasofya” başlıklı bir program düzenledi. İlk konuşmacı İletişim Başkanı Burhanettin Duran’dı. Duran, “Ayasofya’nın İstanbul’un fethinin nişanesi olduğunu”, “Fatih Sultan Mehmed’in fethin hemen ardından Ayasofya'nın yeniden ayağa kaldırılmasına öncülük ettiğini” anlatıp, “Bizler için de Ayasofya’nın ibadete açılması adeta bir Kızılelma’ydı... Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kararlı liderliği ve milletin güçlü iradesi sayesinde Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi yeniden asli hüviyetine kavuştu.” dedi.

Şimdi dünyanın öbür ucuna, Avusturalya ve ABD’ye gidelim.

Pazar günü Avusturalya’daki Rum Başpiskoposluğu’nda, Kıbrıs Rum kesiminden bir bakan yardımcısı ve diğer Rum yetkililerin de katıldığı bir tören vardı. Başpiskopos Makarios, Kıbrıs’ın yeniden birleşmesi için dua ederken, “kurulan bu köprünün yalnızca Kıbrıs’la değil, Yunanistan ve kilise merkezleri olan Konstantinopolis’le de güçlendirilmesi” gerektiğini söyledi.

ABD’deki Rum Ortodoks Kilisesi’nin Başpiskoposu Elpidophoros da önce 20 Temmuz’daki Kıbrıs Barış Harekâtı’mızın yıldönümü için, “Türkiye tarafından 52 yıl önce gerçekleştirilen yasa dışı işgâl ve istilâ” dedi... Kıbrıs’la “sarsılmaz dayanışmasını” teyit edip, Ada’nın yeniden birleşmesi için çaba göstermeyi sürdüreceklerini bildirdi.

Elpidophoros 24 Temmuz’da yayımladığı “Ayasofya anma günü” genelgesinde ise; “Ayasofya’nın yabancı bir amaca tahsis edildiğini” ancak onun “Konstantinopolis Ekümenik Patrikhanesi aracılığıyla hâlâ ışık saçmaya devam ettiğini” belirtip, “Ayasofya’nın fiziksel yapısından mahrum kalmış olsak da, temsil ettiği her şeyin yaşayan bir simgesi, kutsal Patrik Bartholomeos’un şahsında mevcuttur.” dedi.

Bunlar Elpidophoros’un ilk icraatları değil. Her yıldönümünde Kıbrıs’ta “işgâlci” olduğumuzu öne sürdü, 19 Mayıs’ı sözde “Pontus soykırım günü” kabul etti. Ayasofya ibadete açıldığında da ABD’de Türkiye karşıtı kampanyalar düzenleyip, Trump yönetimini harekete geçirdi.

Dünyanın öbür ucundaki bu iki papazdan bize mi ne? İkisi de Lozan’a göre bir Türk kurumu olan Fener Rum Patrikhanesi tarafından, Lozan çiğnenerek atanmış ve hâlâ Patrikhane’ye bağlı şekilde faaliyet gösteren papazlar da, ondan... Ve güya Patrik Bartholomeos Türk vatandaşı, ama nedense bunlara hiç müdahale etmiyor!..

Önce Patrikhane Sonra Ayasofya

Sözü, o iki papaz kadar önemli bir başka isime, Dr. Anthony J. Limberakis’e getirmek istiyoruz. “St. Andrew Tarikatı”na mensup Pensilvanyalı bir radyolog olan Limberakis, aynı zamanda Yunanistan’ın “Megali İdea”sını gerçekleştirmeyi hedefleyen ve bir tür “devlet/hükümet” modeli olan “Ekümenik Patriklik Arkonları”nın “milli komutanı” ve 1988’den beri o da “Ekümenik Patrikliğe” bağlı olarak görev yapıyor.

Öyle ki, Patrik Bartholomeos 2023’te “25 yıllık hizmeti”nin yanı sıra “Ekümenik Patrihane ve Konstantinopolis Ana Kilisesi’ne verdiği destek” sebebiyle, Dr. Limberakis’i “Büyük Arkon” olarak nitelendirip madalya taktı.

ABD yönetimi üzerinde de etkili olan Limberakis’in pek çok icraatından sadece........

© 12punto