menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bahçeli’nin sırtında yumurta küfesi yok mu?!

91 22
previous day

Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi’nin hakkında tutuklama kararı çıkardığı soykırımcı Netanyahu ile birlikte dünyada terör estiren Trump, Venezuela Devlet Başkanı Maduro’yu karısıyla birlikte yatağında basıp ABD’ye götürmeden yaklaşık bir hafta önce şöyle konuştu:

“Venezuela’nın etrafında devasa bir Amerikan filosu var... Maduro ne isterse yapabilir. Eğer sert oynarsa, bu onun sert oynayabileceği son sefer olur.”

Maduro operasyonundan hemen sonra da gözünü diktiği Grönland’ı almak için şu tehdidi savurdu:

“Grönland, Amerikan ulusal çıkarları için hayati öneme sahip. Grönland’ı güzellikle vermezse, Danimarka’nın ekonomisini çökertirim. Grönland'a kesinlikle ihtiyacımız var.

MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin ifadesiyle, “sağduyusu, akli ve ahlâki melekeleri buharlaşmış” olan Trump, “sert adamı oynama... ekonominizi mahvederim” tehditlerini daha önce kime yöneltmişti?

Tabii ki, Erdoğan’a.

İlkinde “ekonominizi mahvederim” açıklamasıyla, Rahip Brunson’u cezaevinden çıkarttırıp ABD’ye götürdü. Şimdi de Erdoğan’la ilgili her konuşmasında, övünerek bu örneği anlatıyor.

Ardından Türkiye’nin 2019’da Suriye’de PKK’ya yönelik Barış Pınarı Harekâtı’nı başlattığı gün Erdoğan’a yazdığı mektupta; “Sert adamı oynama. Aptallık etme! Seni sonra arayacağım... Sayın Cumhurbaşkanı, gelin iyi bir anlaşma yapalım. Binlerce kişinin öldürülmesinden sorumlu tutulmak istemezsiniz ve biz de Türk ekonomisini mahvetmekten sorumlu olmak istemeyiz ve bunu yaparız.” deyip, “Size bunun bir örneğini Pastör Brunson olayında yaşatmıştım.” hatırlatmasında bulundu.

Trump’ın son olarak geçtiğimiz Ekim’de Hamas’a barış planını kabul ettirmesi için Erdoğan’ı telefonla aradığında, “Ben senin için çok şey yaptım. Şimdi de senin bunu yapmana ihtiyacım var” dediğini, ardından, “Erdoğan çok yardım etti. Sert bir adam, ama benim dostum ve harikaydı.” diye konuştuğunu biliyoruz.

Bunların aklımıza gelmesinin sebebi mi?

Trump’ın Maduro’ya dağa kaldırır gibi götürmesi üzerine herkesin tavrını merakla beklediği Erdoğan 48 saat suskun kaldı. Ama medyası, Erdoğan’a tepki gösteren CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e yüklenip bolca “devlet duruşundan ve ciddiyetinden” dem vurdu.

Altın vuruşu da yine Abdülkadir Selvi yaptı ve aynen şunları yazdı:

Erdoğan ile Trump ilişkisinin iyi olması Türkiye’nin menfaatine. PKK demek, ABD demek. SDG demek, ABD demek. ‘Terörsüz Türkiye’ bizim için beka meselesi. Bu süreci başarıyla yönetmemiz lâzım. Özgür Özel ısrarla Erdoğan ile Trump’ın arasını bozmaya çalışıyor. Biz buna ‘fitne siyaseti’ diyoruz. Sanıyorum Özel, Erdoğan’ı kıskanıyor... ‘Karayip korsanları’nın yapabileceği bir eşkıyalık. Erdoğan, o konuda ne söylenmesi gerekirse zemininde ve zamanında söyler. Ancak yukarıda saydığım gibi Trump’la Türkiye için hayati........

© 12punto