menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

'Terörsüz Türkiye'nin Suriye ayağında 9 ayın bilançosu

72 1
04.01.2026

Ülkeyi yönetenler “terörsüz Türkiye” projesinin bir “devlet projesi” olduğunu anlatıp durdu ve “Bu sefer başaracağız, artık geri dönüşü yok... Ok yaydan çıkmıştır, gemiler yakılmıştır.” dedi.

Şimdiki projenin öncekilerden farkı; PKK açılımlarına karşı en büyük direnci gösteren MHP’nin lideri Devlet Bahçeli’nin buna öncülük yapması ve sözde çözümün bölücü terör örgütü PKK’nın Suriye, İran ve Irak’taki bileşenlerini de kapsamasıydı.

Yoksa Erdoğan ve AKP, Bahçeli’nin şiddetle karşı çıktığı önceki açılımların da “bir siyasi partinin projesi” değil “devlet projesi” olduğunu vurgulayıp, “Ok yaydan fırlamıştır, artık bu iş çözüm yoluna girmiştir.” iddiasında bulunmuştu.

“Devlet Aklı” Göremedi mi?

1 yıl önce elbirliğiyle Esad devrilip, HTŞ lideri Colani Suriye’nin başına Şara olarak oturtulduktan sonra iktidar medyası; Türkiye’ye bağlı Suriye Milli Ordusu’nun burasını PKK’dan kurtaracağını, operasyon için emir beklendiğini, 25 bin kişilik ordunun PKK/YPG’yi kuşattığını yazdı.

Sadece medya değil, MSB kaynakları da, “Suriye’de yeni yönetim ve onun ordusu olan SMO’nun Suriye halkıyla birlikte terör örgütü PKK/YPG’nin işgâl ettiği bölgeleri kurtaracağına inandıklarını” açıkladı... “Devlet projesi”nin mimarlarından eski MİT Başkanı, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ise “YPG/PKK’nın öncelikle Şam’daki yeni yönetimin sorunu olduğunu, bu konuyu düzgün bir şekilde ele alırlarsa, bizim müdahale etmemiz için bir neden kalmayacağını” söyledi.

Bu arada ABD ve BM, Türkiye ile PKK/YPG/SDG arasında “ateşkes” sağlandığını bildirdi. MSB, bu iddiayı “dil sürçmesi” olarak geçiştirdi. Ancak Colani-Şara da, “Türkiye’nin orada tam teşekküllü bir savaş başlatmaya hazırlanırken, müzakerelere alan açmak için onlardan beklemelerini istediklerini” duyurdu.

Neticede, 10 Mart’ta Colani ve Mazlum Kobani masaya oturtulup, 8 maddelik bir anlaşma sağlandı.

İktidar medyasının, “YPG teslim oldu” dediği anlaşmaya göre terör örgütü 31 Aralık’a kadar kendini fesh edecek ve Suriye yönetimine entegre olacaktı. Oysa Mazlum Kobani daha imzaların mürekkebi kurumadan, “adem-i merkeziyetçilik” demeye başlamıştı.

Biz de bu anlaşmadan iki gün sonra şunları yazdık:

“İpe un serildiği o kadar belli ki!.. Komisyonlar kurulacak, görüşecekler ve anlaşmanın yıl sonuna kadar hayata geçirilmesine çalışılacak falan. Yani SDG görünümlü PKK/YPG/PYD, en az 9 ay daha zaman kazanmış oldu.”

31 Aralık itibarıyla gelinen nokta ortada. 9 ayın sonunda anlaşmadaki tek bir başlıkta bile ilerleme olmadı, terör örgütü yine “adem-i merkeziyetçi” noktada, Ankara’dan ise uyarı üstüne uyarı yapılıyor.

Atı Arabanın Önüne Bağlayınca

Niye böyle oldu? Çünkü yine atı arabanın önüne bağladılar, yani “büyük İsrail” projesinin ve terör örgütlerinin hamisi ABD’yi değil, bir kukladan başka şey olmayan İmralı’daki........

© 12punto