Savaşın geleceği ve Türkiye
ABD ve İsrail çetesinin İran’a saldırısı ile başlayan savaş birinci haftasını tamamladı. Öncelikle, bir insan olarak, 168 kız çocuğunu katlederek başlattıkları savaşın acılarını unutulmamak üzere bir kenara not edip ABD emperyalizmi İsrail Siyonist ittifakını lanetliyorum. Savaşın Türkiye ekonomisi üzerine etkilerine değinmek istiyorum. Ancak savaşın gidişatı ve petrol fiyatları için bir kaç değerlendirmede bulunmak isterim.
Emekli amiral Cem Gürdeniz’in jeopolitik değerlendirmeleri ile petrol ve emtia piyasalarını çok iyi bilen değerli dostum Tolga Uysal’ın analizlerini birleştirdiğimde şu değerlendirmeyi yapabilirim:
KÜBA, BRENT VE AMERİKAN PETROLÜ…
Bu savaş ABD’nin dediği kadar kısa sürmeyecek. İran, Hürmüz Boğazını kapatmadı ama fiilen kapanmasını sağladı. Hürmüz Boğazı kolay kolay açılmayacak gibi duruyor. Dünya petrol ve doğalgaz sevkiyatının yüzde 20’si gerçekleşemiyor. Bu İran’ın savaşı uzatma stratejisinin temel dayanağı. İran’ın yaptığı savaş hazırlığı, bu stratejiyi destekliyor. Dünya petrol ve doğalgaz arzının yüzde 20’sinin piyasaya çıkamamasının faturası, dünyanın her tarafında ABD’nin müttefiklerini kaybetmesine neden olacaktır.
Çin açıktan müdahale etmiyor, ancak ABD’nin kaybettiği müttefiklerini savaşmadan yanına çekeceğini biliyor. Kuşak Yol Projesi ve Afrika’da savaşmadan birçok ülkeyi yanına çekti bile. Şimdi sıra ABD’nin sadık müttefiklerinde… Savaşın uzaması demek, ABD’nin kendi kendini sona doğru hazırlaması, doların rezerv para birimi olma özelliği ile ABD kontrolündeki uluslararası ödeme sistemi SWİFT’in gücünün zayıflaması anlamına geliyor. Çin’in yeni geliştirdiği uluslararası ödemi sistemi CIPS ile hiç savaşmadan ağır ama emin adımlarla ilerliyor.
Brent petrolü kaliteli olduğu için her zaman Amerikan petrolünden 3-4 dolar daha........
