menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sıkıyönetim ama 'gibi'si eksik

13 0
29.06.2026

NATO Zirvesi öncesinde Ankara’da alınan önlemler, erişim engelleri, yasaklar ve gözaltıları, “sıkıyönetim” ve “olağanüstü hal” olarak nitelendiren medya kuruluşlarından biri de Aydınlık’tı. Manşetin altında “NATO için Ankara’da sıkıyönetim ilan edildi” ve “Olağanüstü hal önlemleri gibi” diye yazmışlardı.

Fakat Aydınlık, ertesi gün bu tanımlamalar nedeniyle birinci sayfadan “Düzeltme ve Özür” yayımladı: “Sıkıyönetim hukuki bir düzenlemedir ve bugünkü durumu yansıtmamaktadır.”

Elbette Ankara’da resmen ilan edilmiş bir sıkıyönetim yok. Kaldı ki, sıkıyönetim 2018’de yasalardan çıkarıldı, “olağanüstü hal” uygulaması getirildi. Ancak Ankara’daki uygulamaların “sıkıyönetim” ve “olağanüstü hal” benzetmelerini hak ettiği de ortada. O nedenle Aydınlık, o manşette “gibi” sözcüğünü kullanmış olsa benzetme olduğu daha rahat anlaşılır, düzeltmeye gerek kalmazdı. Nitekim Cumhuriyet, “sıkıyönetim gibi” başlığı kullandı.

Hakikaten de yapılanlar, tek parti dönemindeki sıkıyönetim uygulamalarını andırıyor. O yıllarda da insanlar 1 Mayıs’lar öncesinde suç uydurularak evlerinden gece baskınlarıyla toplanırdı. NATO Zirvesi öncesinde de öyle oldu, kapılar kırıldı, evler basıldı; 209 kişi gözaltına alındı. KAOS GL Genel Yayın Yönetmeni Yıldız Tar, Doç. Dr. Emel Memiş, ÇHD üyesi avukatlar ile TEMA gezisine katılan gönüllülerin de aralarında olduğu 178 kişi “terör eylemleri gerçekleştirebilecekleri” varsayımıyla ve kanıtsız yaftalamalarla tutuklandı.

Ayrıca İnsan Hakları Derneği, Fikir Kulüpleri Federasyonu ve Muzır.org’un da aralarında olduğu onlarca X hesabı ile “NATO Defol Platformu” web sitesinin erişimi engellendi.

Tabii iktidar medyası, bu engellemeler, gözaltı ve baskınları görmezden geldi. Hürriyet ve Sabah gibi gazetelerin, “Zirveyi 3 bine yakın gazetecinin izleyeceği” haberlerinde akreditasyon yasaklarına değinilmiyordu. Akreditasyon başvurusu reddedilenler arasında iktidar yanlısı medyadan Aydınlık, Ulusal Medya, TV NET, Yeni Şafak’tan Ersin Çelik ve Mücerret.com’dan İsmail Halis de vardı. Fakat akredite edilmeyenlerin çoğu muhalif medyadandı.

Üstelik NATO yetkilileri, akreditasyon başvurusunu reddettikleri ANKA Haber Ajansı, BirGün, Cumhuriyet, Evrensel, Halk TV, Nefes, NOW TV, İlke TV, Medyascope, Sözcü, T24 ve YetkinReport’a yasağın gerekçesini de bildirmediler; tepkiler üzerine “ev sahibi ülkenin değerlendirmeleri”ne dayandıklarını açıklamak zorunda kaldılar.

Gazetecilik meslek örgütlerinin tepkilerinin ardından NATO, küçük bir geri adımla Murat Yetkin ve birkaç gazetecinin akreditasyon yasağını kaldırdı.

Bu arada yasaklanan medya kuruluşlarından olan Cumhuriyet’in tutumu da dikkat çekiciydi. “NATO’dan Türkiye’nin en köklü gazetesinin akreditasyon talebine ret: Cumhuriyet’e ambargo” başlıklı haber, sadece Cumhuriyet’e yasak uygulanmış gibiydi. “Akreditasyon talebi reddedilenlerin çoğunluğu muhalif medya kuruluşlarından oluştu” denilmekle yetinilen haberde, yasaklanan medya kuruluşlarının adları yoktu. Haber eksikti, yeterli bilgi vermiyordu okura…

Zirvede olup bitenleri çeşitli ülkelerden gelecek gazetecilerden öğreneceğiz artık. Siyasi iktidar, yasaklar, tutuklamalar ve engellemelerle Türkiye’deki rejimle ilgili olarak o gazetecilere yeterince fikir verdi. Umarım bu uygulamaları da sorarlar muhataplarına…

500 kilo altını kaybeden gazeteciler

Sabah’ın, “36 saatlik işkenceden kayıp 500 kilo altın çıktı” başlığı, Show TV’nin, “Kaçırılma nedeni 500 kilo altın çıktı” altyazısı, “500 kilo kayıp altının varlığı” algısı yaratıyordu. Halbuki, değil bu kadar altının kaybolmasını, bu miktarda altının varlığına dair somut kanıt yoktu.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür AŞ. Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal’ın, kurtarıldıktan sonra polise verdiği ifadesi de 500........

© 12punto