menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

33 yaşındaki bir kaymakamın önlenemeyen ataması

49 0
14.05.2026

Resmî Gazete’de yayımlanan bir atama kararının, 33 yaşındaki bir kaymakamın atamasının, bir süre sonra memleketin gündeminde önemli bir yer işgal edeceğini tahmin etmek pek mümkün değildi. 

Anadolu’nun bir ücra köşesinde doğup büyümüş, ardından Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden mezun olmuş bu kaymakam kendisini öyle bir noktada buldu ki atamalar atamaları takip etti. Bundan sonrası ise fazlasıyla dikkat çekecekti. Neredeyse sıfırdan, memleketin en yüksek noktalarından birine uzanan bir hikâye.

Yaşar Kemal olmasa bu atamalar belki geniş kesimlerce aynı ölçüde bilinmeyecek, aynı ölçüde tartışma yaratmayacak hatta memlekette gittikçe keskinleşen siyasal saflaşmaların önemli bir unsuru olmayacaktı. 

Mehmet Can, o zamanlar Gaziantep İslahiye’ye bağlı Dünek köyünde doğdu. Adını, yöredeki sakarca ve sığırcık kuşlarının buradaki çınar ağaçlarını gecelerini geçirmek, tünemek için seçmesinden aldığı rivayet edilen köyde. Gâvur Dağları’nın eteklerinde, Cebbar Oğlu Mehemmed’in köyünün hemen aşağısındaki köyde. 

Mülkiye’de okudu. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde. 27 Mayıs’tan tam iki ay sonra, 33 yaşında bir kaymakam olarak Adana Kadirli’ye atandı. Güneşin sıcaklığını hissettirdiği her bir tohumu, az biraz da su değdiyse, Tuba ağacına çeviren bereketli topraklara. 

Ne oldu nasıl olduysa, birkaç ay sonra, 1961’in Şubat soğuğunda, memleketin rakımı yüksek ilçelerinden birisine, daha şelalesinin buzları çözülmemiş Muradiye’ye atandı. Üç ay sonra tekrar Kadirli’ye.

Türkiye, bu hiç de olağan olmayan atamaların gerisinde olup bitenleri “Karanlıkta Yol Açanlar” üst başlığıyla Cumhuriyet gazetesinde bir röportaj dizisi başlatmış olan Yaşar Kemal’den öğrendi. Ailesi, tesadüf o ya, daha kendisi doğmadan Muradiye’den Kadirli yakınlarındaki bir köye göç etmiş, edebiyatını........

© 12punto