Her Lokmada Tarih: Jül Sezar’ın favori yemeğini denemeye hazır mısınız?
Roma’nın tarihi sokaklarında yürürken, taş kaldırımların arasından yükselen binlerce yıllık hikâyeleri duymamak imkânsız elbette. Trastevere’de, kapısından içeri adım attığınızda işte sizi böyle bir geçmişe götüren tarihi bir restoran var. Loş ışıklar, ahşap masalar ve duvarları süsleyen solgun freskler arasında otururken insanın aklına ister istemez şu soru geliyor: “Jül Sezar burada otursaydı, masasına ne gelirdi?” İşte bu yazı, Roma’da alınan bir gurme deneyimi üzerinden, Sezar’ın damak zevkine doğru lezzetli bir yolculuk olacak.
Antik kaynaklara göre Jül Sezar’ın sofrası abartılı ziyafetlerden çok, güçlü ama sade tatlara yakındı. En sevdiği yemeklerin başında bal ve baharatla tatlandırılmış etler gelirdi. Romalıların özellikle sevdiği ballı sosla marine edilmiş et, bugün bile menülerde “antik Roma usulü” notuyla karşımıza çıkabiliyor. Restoranın şefi, bu tarifi antik metinlerden ilhamla yeniden yorumlamış; tabak geldiğinde hafif tatlı, baharatlı ve dumanlı aromalar bir araya geliyor.
Sezar’ın sofralarında sıkça yer bulan bir diğer lezzet ise balık ve deniz ürünleriydi. Özellikle zeytinyağı, kişniş ve sirke ile tatlandırılan balık yemekleri Roma mutfağının vazgeçilmezleri arasındaydı. Bugün tarihi restoranda sunulan levrek, limon kabuğu ve antik Roma’yı simgeleyen aromatik otlarla servis ediliyor. Bir lokma aldığınızda, Tiber Nehri kıyısında kurulan sofraların tadını hayal etmek hiç de zor değil.
Sebzeler ve baklagiller de Sezar’ın mutfağında önemli bir yere sahipti. Mercimek, nohut ve bakla; soyluların sofralarında bile eksik olmazdı. Restoranın menüsündeki sıcak mercimek salatası, zeytinyağı ve defne yaprağıyla tatlandırılmış, üzerine serpiştirilen keçi peyniriyle modern bir dokunuş kazanıyor. Bu tabak, Antik Roma’nın sade ama doyurucu mutfak anlayışını bugünün gurme estetiğiyle buluşturuyor.
Elbette Roma sofralarının yıldızı “garum” adlı meşhur balık sosuydu. Fermente balıktan yapılan bu sos, o dönemin ketçabı gibiydi; hemen her yemeğe eklenirdi. Günümüz damak tadına uyarlanan versiyonu ise çok daha yumuşak ve zarif. Şefin hazırladığı garum esintili sosla servis edilen makarna, tarihi bir lezzeti korkutmadan denemek isteyenler için iyi bir........
