'Öfke kontrolü' sıkıntısı mı var?
Geçen hafta, özellikle sosyal medya gündemine damgasını vuran bir video vardı.
Özgür Özel, Kocaeli’nin İzmit ilçesindeki Fethiye Caddesi’nde yürüdüğü sırada bir vatandaş kolundan çekiştiriyor, O da bir hışımla dönüp “lanet olsun” diye tepki veriyor.
Cep telefonuyla çekilen görüntülere yansıdığı şekliyle fincan gibi açtığı gözlerinden neredeyse ateş çıkacak.
Bu, ilk bakışta birkaç saniyelik sıradan bir tartışma gibi görülebilir.
Oysa mesele o kadar basit değil.
Çünkü siyasetçilerin gerçek karakterinin önceden hazırlanmış konuşmalarında, provası belki onlarca kez yapılmış etkinliklerde ya da çanak soruları cevapladığı televizyon programlarında ortaya çıkmadığını bilecek kadar bu meslekte mesai harcadım.
Kim olursa, mikrofonun başına geçtiğinde kendisini kontrol edebilir, danışmanların hazırladığı metinleri okuyabilir!
Asıl mesele, beklenmedik bir anda ne yaptığındadır.
Mesela, birisi kolunuza dokunduğunda...
Sabrınızı zorladığında...
Kendinizi rahatsız edilmiş hissettiğinizde...
İşte o anda siyasetçinin verdiği tepki son derece önemlidir.
Biraz hafızalarımızı tazeleyelim.
1991 seçimleri öncesinde bir vatandaş, miting alanında Demirel’in simgesi haline gelen fötr şapkasını kapmaya çalışmıştı. Demirel şapkayı bırakmamış, şapkasını çekiştirerek o vatandaşın elinden kurtarmıştı.
TRT kamerasına yansımış olan görüntüleri izledikten sonra o meşhur kahkahasını atmış ve kendine has üslubuyla
“Binaenaleyh şapkayı gaptırmam!” demişti.
Ne hakaret etmiş, ne vatandaşla ağız dalaşına girmişti.
Olayı öfkeye dönüştürmek yerine, birkaç saniye içinde mizahi ve siyasi hafızaya yerleşen bir söze çevirivermişti.
Özgür Özel’in İzmit'teki tepkisi tam olarak bu nedenle tartışılmalıdır.
Elbette vatandaşın bir siyasetçinin kolundan çekiştirmesi doğru değildir. Hiç kimsenin........
