Müstehcenlik suçu nedir, ne değildir?
Müstehcenlik, günlük hayatta oldukça kolay kullanılan fakat hukuk açısından sınırlarını belirlemenin o kadar da kolay olmadığı kavramlardan biri. Bir görüntünün, sözün ya da davranışın kişide rahatsızlık yaratması onun hukuken müstehcen olduğu anlamına gelir mi? Ya da toplumun önemli bir bölümünün ahlaka aykırı gördüğü bir davranış, yalnızca bu nedenle ceza hukukunun konusu haline gelebilir mi?
Bu soruların cevabı, yalnızca Türk Ceza Kanunu'nun 226. maddesine bakılarak verilemez. Çünkü müstehcenlik suçu, bir tarafta çocukların ve toplumun korunması gibi önemli amaçları barındırırken diğer tarafta ifade özgürlüğü, sanat özgürlüğü, özel hayat ve ceza hukukunun sınırlarıyla doğrudan ilişki içerisindedir.
Müstehcenlik suçu nedir?
Türk Ceza Kanunu'nda müstehcenlik, “Genel Ahlaka Karşı Suçlar” başlığı altında 226. maddede düzenlenmiştir. Kanun, müstehcenliğin doğrudan bir tanımını vermek yerine hangi davranışların cezalandırılacağını tek tek sayma yoluna gitmiştir.
Maddenin ilk fıkrasında çocuklara müstehcen görüntü, yazı veya söz içeren ürünlerin verilmesi, bu içeriklerin çocukların görebileceği yerlerde veya alenen gösterilmesi, satışa veya kiraya sunulması, dağıtılması ve reklamının yapılması suç olarak düzenlenmiştir. İkinci fıkrada ise müstehcen görüntü, yazı veya sözlerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması veya yayımlanmasına aracılık edilmesi ayrıca cezalandırılmıştır.
Kanunun sonraki fıkralarında ise çocukların, temsili çocuk görüntülerinin veya çocuk gibi görünen kişilerin müstehcen içeriklerin üretiminde kullanılması, bu tür ürünlerin ülkeye sokulması, çoğaltılması, satılması, bulundurulması ve başkalarının kullanımına sunulması gibi daha ağır eylemler düzenlenmiştir. Şiddet içeren, hayvanlarla, ölmüş insan bedeni üzerinde veya kanunun “doğal olmayan yoldan yapılan cinsel davranışlar” şeklinde ifade ettiği içerikler de ayrıca düzenlenmiştir.
Dolayısıyla müstehcenlik suçu tek bir davranıştan oluşan basit bir suç tipi değildir. Kanunun farklı fıkralarında farklı hareketler ve farklı koruma alanları bulunmaktadır.
Suçun unsurları nelerdir?
Müstehcenlik suçunun temelinde öncelikle kanunda belirtilen maddi hareketlerden birinin gerçekleştirilmesi gerekir. Bir başka ifadeyle yalnızca bir içeriğin cinsel nitelik taşıması yeterli değildir. İçeriğin niteliğinin yanında failin bu içerikle ne yaptığı da önem taşır.
Örneğin bir müstehcen içeriğin çocuklara verilmesi ile yetişkinlerin erişimine sunulması aynı hukuki değerlendirmeye tabi değildir. Bir içeriğin alenen gösterilmesi, satılması, dağıtılması veya reklamının yapılması da birbirinden farklı hareketlerdir.
Bu nedenle suçun oluşup oluşmadığı değerlendirilirken önce somut olayın TCK m. 226'nın hangi fıkrası kapsamında ele alınabileceği belirlenmelidir.
Burada özellikle önemli bir nokta daha vardır. TCK m. 226 bakımından “müstehcenlik” değerlendirmesi her olayda aynı şekilde yapılamaz. İçeriğin niteliği, sunuluş biçimi, muhatap kitlesi, çocukların erişiminin mümkün olup olmadığı, eylemin aleni olup olmadığı ve somut olayın diğer koşulları birlikte değerlendirilmelidir.
Peki müstehcenlik suçunun oluşması için ne gerekir?
En temel noktayı burada ortaya koymak gerekiyor: Her cinsel içerik müstehcenlik suçunu oluşturmaz. Ceza hukukunda bir eylemin suç sayılabilmesi için kanunda düzenlenen tipik hareketin gerçekleşmesi gerekir. Bu nedenle........
