menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

NATO Zirvesi yaklaşırken

11 0
03.07.2026

36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi 7-8 Temmuz 2026 tarihleri arasında başkentimiz Ankara’da toplanacak. 1949 yılında kurulan ve Türkiye’nin 1952 yılında üye olduğu ABD’nin öncülüğünde kurulan bu örgüt, dünyadaki savunma (gerçekte saldırganlık-savaş) harcamalarının yüzde 70’inden fazlasını gerçekleştiren bir askeri ittifak. 

2. Dünya Savaşı sonrası kurulan NATO, amacını savunma ve işbirliği olarak gösterse de aslında Sovyetler Birliği’ne ve sosyalizme karşı sivil unsurları da olan silahlı bir yapılanmaydı. Gladyo örgütlenmeleri ile darbeler düzenledi, üye ülke halklarına karşı silahlı eylemlerde bulundu. 12 Eylül Darbesi bunların en açık olanlarından biriydi. 

1991 sonrası Sovyetler Birliği tehdidi ortadan kalksa bile bu örgüt faaliyetlerine devam etti. Yugoslavya’nın bombalanması, Afganistan, Irak, Libya operasyonları gibi ABD ve müttefiklerinin çıkarları olduğu yerlerde örgüt sahnedeydi. Bugün Rusya Federasyonu her ne kadar Ukrayna ile savaşıyor gibi gözükse de, dört yılı  aşkın süredir devam eden savaşta aslında NATO ile savaşmaktadır.

1950 yılında asker göndererek Kore Savaşı’na katılmamız bir bakıma NATO’ya giriş ödentisiydi. Bu ittifaka üyeliğimiz yalnızca askeri işbirliği değil, siyasal ve ekonomik bir konumlanmanın göstergesi. 1946’dan itibaren Türkiye bir tercihte bulundu ve kendisini Batı ittifakına dahil etti. Türkiye Cumhuriyeti’nin geride kalan yaklaşık seksen yılını anlamak için bu konumlanmayı ve NATO’yu doğru tahlil etmek gerekiyor. 

1945 yılında, Sovyet Dışişleri Bakanı Molotov ile Türk Büyükelçi Selim........

© 12punto