Telefon satın almak zorunda mıyız?
Uzun zamandır Türkiye’deki mobil operatörlere söylediğim bir şey var:
Bana yalnızca iletişim hizmeti satmayın. Telefonumu da siz verin.
Zaten her ay bir mobil iletişim faturası ödüyorum. Telefonum olmadan o hizmetin, hizmet olmadan da telefonumun pek bir anlamı yok. O halde neden bunları iki ayrı ekonomik ilişki olarak yönetiyorum?
Telefonu bir yerden satın alıyorum. Finansmanını başka bir yerden sağlıyorum. Hattımı başka bir şirketten alıyorum. Cihazın sigortası başka yerde, garantisi başka yerde, birkaç yıl sonra eski telefonu satmak ise tamamen benim problemim.
Bunun yerine operatörüm bana şunu söylese:
“Telefonun bu, iletişim paketin bu, sigortan bu, aylık toplam ödemen de bu. İki yıl sonra telefonu getir, yenisini al.”
Benim açımdan hiçbir problem yok.
Hatta yıllardır olması gereken modelin bu olduğunu düşünüyorum.
Türkiye’de bunun çeşitli versiyonları denendi. Operatörler cihaz sattılar, cihaz bedelini faturaya eklediler, farklı finansman modelleri oluşturdular. Fakat Türkiye’deki kredilendirme sistemi, mevzuat ve uygulamadaki bazı sorunlar bu modeli zaman içinde son derece karmaşık hale getirdi.
Üstelik geçmişte bu sistemin kredi değerlendirmesi tarafında da ciddi problemler yaşandı. Telefon faturalarının içindeki çok küçük tutarlı gecikmelerin bile tüketicinin kredi geçmişini etkileyebildiği dönemler oldu. Bir iletişim hizmetiyle cihaz finansmanının birbirine karışması, olması gereken basit modeli gereksiz yere karmaşıklaştırdı.
Bugün geldiğimiz noktada pahalı bir telefonu klasik tüketici kredisi mantığıyla uzun vadeye yaymak zaten oldukça güç.
O zaman belki yanlış soruyu soruyoruz.
Telefonu nasıl kredilendireceğimizi değil, telefonu neden satın almak zorunda olduğumuzu tartışmamız gerekiyor.
Çünkü telefon artık eskiden satın aldığımız telefon değil.
Eskiden bir telefon alır, yıllarca kullanırdık. Telefon büyük ölçüde bağımsız bir üründü.
Bugün elimizdeki cihaz ise bir hizmetler bütününün terminali.
Bulut depolaması var.
Yapay zekâ hizmetleri var.
Mobil iletişim hizmeti var.
Ve bunların hepsinin ortasında birkaç yılda bir teknolojik olarak yenilenmesi gereken oldukça pahalı bir donanım var.
Böyle bir dünyada telefonun mülkiyetine sahip olmak gerçekten vazgeçilmez mi?
Ben bundan pek emin değilim.
Hatta meseleyi yalnızca telefon üzerinden düşünmek bile yanlış olabilir.
Türkiye’de Kiralarsın gibi şirketler bunun daha geniş bir........
