menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Charles Dickens ve sinema tarihi

74 6
21.02.2026

İngiltere Shakespeare ile operanın gelişimini belirlemekle de kalmadı bir başka büyük yazarı Charles Dickens sayesinde sinemanın da oluşmasına neden oldu.

Benim sıkça  fotoğraflara bakmak gibi bir âdetim var. Bunun bilgi arkeolojisi çalışmasının önemli bir parçası olduğunu düşünüyorum. Çünkü John Berger’ın dediği gibi, yeterince uzun bakarsanız her fotoğraf bir süre sonra size konuşur. Fotoğraflara bakarken, ilk bakışta göremediğiniz yeni öğeleri, yeni bağlantıları görmeye başlarsınız. 

Fotoğraf teknolojisinin yeni bulunduğu günlerde çekilmiş olan fotoğraflara bakarsanız, hemen hepsinde sanki kendi çerçevesini kırıp dışarı çıkmak arzusu varmış gibi hissedersiniz. Çünkü o fotoğrafı çeken sanatçı, elinde o anda bulunan makinenin daha büyük potansiyelleri olacağını, çok daha farklı sanat ürünleri çekebileceğini hissetmektedir ama bu, o andaki teknoloji ile henüz mümkün değildir. 

Ben döneminde çekilmiş olan her fotoğrafta, var olan potansiyelin bir gün yakalanacağı beklentisini, o anda mecburi duruş halinde olan patlamaya hazır enerjiyi hissediyorum.

***

Yaratıcı beyinler, fotoğrafın ilk ortaya çıkışından itibaren çekilen fotoğrafların aslında hareket halinde birbirine bağlı fotoğraflar olduğunu yani filmin geleceğini hissediyorlardı. 

Bunu jaluzili penceresinden bahçesindeki el arabasına bakarken Peter Mark Roget de hissetmişti. O, “Thesarus of English Words and Phrases” adlı ilk çalışmasını 1852 yılında yayınlayan kişiydi, yani fotoğrafla hiç ilgisi yoktu ama bir gün penceresinden, jaluzinin arasından dışarıya bakarken jaluzinin her parçasında gözünü hızla soldan sağa kaydırdığında bahçedeki el arabasının sanki hareket ediyormuş gibi göründüğünü fark etti. 

Thesarus’u yaratmasından da belli olduğu üzere yaratıcı bir beyni olduğundan bu gördüğünü teoriye dönüştürdü. “Persistence of Vision Regarding Moving Objects” adlı bilimsel bir çalışma yaptı ve bence fotoğraftan filme geçişin yol taşlarından bir tanesini oluşturdu. 

***

Bu arada, o dönemde fotoğrafın sınırlarını aşıp hareket halindeki fotoğraflar oluşturmak yolunda birçok çalışma Kodak’ın kurucusu George Eastman’ın laboratuvarında ve başka yerlerde de yapılıyordu.

İlk denemeler, tiyatrolardaki piyeslerde çekilen fotoğrafların birbirine bir hikâyeyle eklemlenmeleriyle yeni bir anlatım tarzı oluşturmak üzerine yapılan çalışmalardı. Yani çok yakında gelecek yeni teknoloji olan sinemanın dilini oluşturma........

© 10 Haber