menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bugün de aşkı gözaltına aldım… Ama tutuklamadım!

19 0
08.08.2026

İtalyan toplumbilimci ve gazeteci Francesco Alberoni (1929-2023), Âşık Olmak, (Falling in Love) adlı kitabında, aşkın kimyasını, nasıl ve niye doğduğunu soruşturur. Aşkı ani bir ruhsal patlama ve toplumsal hareketlerin mikro bir örneği olarak incelemiş biri.

Aşk profesörü olarak da adlandırılan Alberoni, “Eğer  biri sahip  olduklarından ya da kendisinden memnunsa âşık olamaz. Âşık olma deneyimi, bunalımdan, gündelik yaşamda değerli bir şey bulamamaktan kaynaklanır.” der.

Acaba  gerçekten böyle  mi?  Sahip olduklarından dolayı mutlu olması   gereken zenginlerin, ünlülerin, bu  durumda âşık olamamaları gerekiyor. Belki de olmuyorlardır, rol kesiyorlardır. 

Ama  âşık oluyorlarsa da  yeni  bir şeye  daha sahip olma  duygusu olarak   adlandırılmalı bu.

Peki  Alberoni’nin ikinci  cümlesine ne diyeceğiz? 

Bu durumda, ülkemizde yaşayan  hemen herkesin ‘Aşk mı kaldı? Aşk öldü artık’ demesi bunalımları aştıklarını ve yaşamlarında değerli şeyler bulduklarını mı gösteriyor! 

Âşık olanlar, zaten bunalımdaysa yeni bir bunalıma ve........

© 10 Haber