Umarım yanılıyorumdur ama Yeni Parti o kadar da ‘yeni’ değil
Umarım yanılıyorumdur ama Yeni Parti o kadar da ‘yeni’ değil
Bazılarının burun kıvırıp küçümsediği Ak Parti’nin nasıl kurulduğuna, kuruluş öncesi çalışmalara bire bir tanıklık etmiş bir gazeteciyim.
Kurucu ekip, evet Fazilet Partisi içinde ucu ucuna kongre kaybeden “Yenilikçi”lerden oluşuyordu. Partilerinde siyasi yasaklı Necmettin Erbakan’ın gölgesine itiraz ediyorlardı ve Türkiye’nin geldiği yol ayrımında (merkez sağın ve solun hep birlikte çöküşü) kendi siyasi akımlarına bir fırsat penceresi açıldığını düşünüyorlardı. Ama bu fırsat penceresinden yararlanmanın yolu, olduğu gibi kalmaya devam etmek olamazdı. O yüzden zaten isimleri “Yenilikçi”ydi.
Sadece benim gibi farklı düşünenler dahil binlerce kişiyle temas edip görüş toplamadılar, daha önemlisi bugün artık kendi köşesinde hala bilim yapmaya devam eden Prof. Dr. Beşir Atalay ve ekibine son derece kapsamlı bir kamuoyu araştırması ısmarladılar. Araştırmanın temel sorusu şuydu: Türkiye’de seçmen nasıl bir siyasi parti istiyor ve arıyordu?
Bugün çoğu kişi baktığında bir tane Tayyip Erdoğan görüyor ama bana soracak olursanız en azından altı ayrı Tayyip Erdoğan gördük biz ömrü hayatımızda.
İstanbul Belediye Başkanı olan Refah Partili Tayyip Erdoğan bunlardan birincisiydi.
İkinci Tayyip Erdoğan, 2002’den kabaca 2007’ye kadar gördüğümüz Erdoğan’dı. Partiyi “eşitler arasında birinci” olarak yönetiyor, pek çok bakımdan kendi ekibinden daha uzaşmacı davranıyordu.
2007-2011 arası Erdoğan, yavaş yavaş bugünkü dediği dedik Erdoğan’a doğru evriliyordu; çünkü onu dengeleyen Abdullah Gül artık Çankaya’daydı.
2011 seçimi sonrası seçimi tek başına kendisinin kazandığını düşünen Erdoğan’ı tanımaya başladık. Otoriter eğilimleri ortaya çıkıyordu.
2014 başından itibaren, yani 17-25 Aralık operasyonlarından itibaren ise bugünkü Tayyip Erdoğan’ın resmi belirginleşti.
Tabii bir de 2018 sonrası Erdoğan var. Artık açıkça tek adam, tek karar verici, tek uygulayıcı.
Ama Erdoğan’ın bu değişimi bizi yanıltmasın; bence Ak Parti’nin yola çıkış hikayesi, bugünkü Yeni Parti için göz önüne alınması gereken bir örnek.
Ak Parti, topluma “Nasıl bir siyasi parti istiyorsunuz?” diye sorarak ortaya çıktı ve özellikle 2007’ye kadar yola çıkış vaatlerinin tamamına sadık kaldı, tamamını hayata geçirmek içim çaba sarf etti.
“Neden yeni bir partiye ihtiyaç olsun ki” sorusuna samimi biçimde cevap arandı ve o cevap uyarınca bir parti kuruldu.
Bana soracak olursanız, Tayyip Erdoğan’ın geçirdiği o müthiş değişim ve bugün karşımızda olan Erdoğan, bugün Türk siyasetinde yep yeni bir fırsat penceresinin açılmasına neden........
