Washington’da Testosteron Siyaseti
Geçen hafta The Telegraph’ta öyle bir yazı okudum ki, “Bunu mutlaka yazmalıyım” diye notlarımın arasına kaldırdım.
Fotoğrafta Donald Trump yine o meşhur kırmızı MAGA şapkasını takıyor. Hani üzerinde “Make America Great Again” (Amerika’yı Yeniden Harika Yap) yazan şapka…
Ama bu kez yazının yerini devasa, pazusunu şişirmiş bir kas figürü almış. Mesaj çok net: Amerika’yı yeniden büyük yapmanın yolu artık ekonomiden ya da diplomasiden değil, testosterondan geçiyormuş gibi bir hava estiriliyor.
Aslında fotoğraf abartmıyor. Donald Trump yönetimindeki üst düzey isimler son aylarda testosteronu yalnızca bir hormon olarak değil, erkek sağlığının, gücün ve hatta ulusal kudretin sembolü gibi anlatmaya başladı.
Bu söylemin en dikkat çeken ismi ise 72 yaşındaki ABD Sağlık Bakanı Robert F. Kennedy Jr. Kennedy, daha önce testosteron kullandığını ve bunu “yaşlanma karşıtı protokolünün” bir parçası olarak gördüğünü açıklamıştı.
Bakan olduktan sonra ise herhangi bir bilimsel kanıt sunmadan Amerikalı gençlerin testosteron seviyelerinin dramatik biçimde düştüğünü öne sürdü. Hatta daha da ileri giderek, Donald Trump’ın 70 yaş üstünde gördüğü “en yüksek testosteron seviyelerine sahip kişi” olduğunu iddia etti.
Geçen hafta Savunma Bakanı Pete Hegseth de tartışmayı bambaşka bir noktaya taşıdı. Pentagon’un, 30 yaş ve üzerindeki askerler için her yıl testosteron eksikliği taraması yapmayı planladığını açıkladı. Gerekçesi ise dikkat çekiciydi: Askerlerin görevlerini “en yüksek performansla” yerine getirebilmeleri için doğru testosteron seviyelerine sahip olmaları gerektiğini savundu.
Trump’ın oğlu Eric Trump da tartışmaya farklı bir cepheden katıldı. Ana akım medyayı eleştirirken gazetecileri “low-T”, yani “düşük........
