Bir Bayram, Bir Gerçek…
19 Mayıs 1919…
Bir milletin kaderinin değiştiği gün.
Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkarak bağımsızlık meşalesini yaktığı, umudu yeniden ayağa kaldırdığı o önemli tarih…
Ve bu tarih, geleceği emanet ettiği gençlere armağan edilmiş bir bayram.
Atamız gençlerin; düşünen, üreten, sorgulayan ve özgür bireyler olmasını istedi.
Korkmadan konuşabilsinler…
Hayal kurabilsinler…
Bir adım geride değil, bir adım önde yürüyebilsinler…
Sadece kendi ülkelerinde değil, dünyanın neresine giderlerse gitsinler söz sahibi olsunlar…
Şimdi kendimize dürüstçe soralım:
Bugünün Türk genci gerçekten dünyayla yarışabilecek şartlarda mı yaşıyor?
Avrupa’daki bir genç üniversite okurken aynı zamanda dünyayı gezmeyi planlıyor.
Yeni diller öğreniyor. Kendini geliştirecek kurslara gidiyor. Sanata, spora, teknolojiye zaman ayırabiliyor.
Bizim gençlerimiz ise bunlara zaman ayırmayı bırakın, şu soruların arasında sıkışıyor?
Acaba bu ay okul harcımı nasıl çıkaracağım? İşe girsem bile kirayı ödeyebilir miyim? Mezun olunca iş bulabilecek miyim? Bir kahve içmeye param yeter mi?Bir yanda gelecek planı yapan gençlik…
Diğer yanda ay sonunu hesaplayan gençlik.
TÜİK verilerine göre Türkiye’de 15-24 yaş arası genç nüfusta işsizlik oranı ,3 seviyesinde. Bu oran erkeklerde ,8 kadınlarda ise ,4. Yani her 6–7 gençten biri aktif olarak iş aramasına rağmen iş bulamıyor.
Bir yanda özgürce gelişen hayatlar…
Diğer yanda sürekli eksik kalan hayatlar.
Bazı gençler KYK bursu........
