Annelik Kan Bağı mı, Kalp Bağı mı?
Anneler Günü geçti. Çiçekler alındı, telefonlar açıldı, eller öpüldü, “iyi ki varsın, iyi ki benim annemsin” cümleleri kuruldu. Kimi annesine sarıldı, kimi mezarı başında dua etti.
Ama geriye, üzerinde düşünmeye değer başka bir soru kaldı:
Annelik yalnızca doğurmak mıdır?
Elbette bir canı dünyaya getirmek anneliğin en büyük, en mucizevi ve en kutsal başlangıçlarından biridir. Ama hayat bazen bize anneliğin sadece biyolojik bir bağdan ibaret olmadığını da gösterir.
Çünkü annelik emek vermektir…
Birinin derdini kendi içinde taşımaktır…
Gece yarısı uykundan sıçrayıp “iyi mi acaba?” diye düşünmektir…
Kendi yorgunluğunu unutup onun iyi olmasına odaklanmaktır…
Bazen tek bir bakıştan ne hissettiğini anlayabilmek, konuşmasa da içindeki kırgınlığı duyabilmektir…
Karşılık beklemeden kollamak, korumak, iyileştirmek…
Bir canın hayatına, fark ettirmeden omuz olmaktır.
Çünkü annelik bazen dünyaya getirmekten çok, bir hayatı sevgiyle taşımaktır.
Bazen annen yaşlanır.
Roller değişir.
Bu kez ilacını sen takip edersin, banyosunu sen yaptırırsın, üstünü sen örtersin.
Bir gün fark edersin ki çocuk olan artık odur;........
