menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Şu iyi haberi şuraya bırakayım da kayda geçsin

10 0
01.02.2026

Kötü haberler hayatımızın bir parçası oldu. Bir sürü şok edici, yok edici, aşağılayıcı olayın kulakları sağır eden gürültüsü içinde, ruhumuzun ağır baskı altına girdiğini, adeta nefes alamaz hale geldiğimizi hissediyoruz. Yılbaşının üzerinden daha bir ay geçmeden, 2026 ile ilgili (var idiyse eğer) zerre kadar umudumuz da yerle bir oldu, toprağa karıştı gitti.

Yine de, bu kulakları sağır eden, beyni kemiren gürültü arasında kaybolup gitmesin diye, şu “iyi gelişmeyi” bu köşeye bırakayım da belki size bir nebze nefes aldırır, en azından, bu karanlıkta soluk da olsa bir ışık olur.

Sosyalist Başbakan Pedro Sánchez liderliğindeki İspanya hükümeti, geçen salı günü “beklenmedik bir şekilde”, yüz binlerce kaçak göçmene yasal belirsizlikten kurtulma yolu açan bir kararname yayınladı. Buna göre, İspanya’da yaşayan belgesiz göçmenler (yakalanıp, sınır dışı edilme korkusu olmadan) geçici oturma izni başvurusunda bulunabilecekler. Kararın 500 binle 1 milyon arası yasa dışı göçmeni ilgilendirdiği tahmin ediliyor.

İspanya Göç Bakanı Elma Saiz Delgado salı günü düzenlediği basın toplantısında, bu kararın “toplumsal uyum, refah ve ekonomi üzerinde” olumlu etki yaratacağını söyledi. Delgado’nun, kararın ekonomiye katkısı üzerine söyledikleri basit bir retorik değildi. Gerçekten de göçmenler, başta tarım ve turizm olmak üzere, İspanya ekonomisinin birçok sektöründe hayati bir rol oynuyorlardı.

Tabii ki, İspanya’nın muhalefet partileri hemen karara karşı çıktı. Aşırı sağcı bir parti konuyu mahkemeye götüreceğini açıkladı. Ama asıl olarak, aşırı sağın soluğunu sürekli ensesinde hisseden Avrupa’nın merkez-muhafazakar iktidarlarında ve tabii (şu sıra dönüp İspanya’ya bakacak hali olmasa da) ABD’nin Trumpgil çevrelerinde kaşlar fena halde çatıldı.

İspanyol hükümetinin yasadışı göçmenlere geçici oturma izni vermesinin hemen ertesi günü sabah bülteninde bir değerlendirme yayınlayan The New York Times (NYT), İspanya’yı “bir istisna” olarak tanımladı. İspanyol hükümetinin, birçok batılı hükümetin göçmenlere karşı sergilediği tutumla çelişen tavrının halk tarafından da geniş biçimde desteklendiğini kaydetti.

İngiltere bir süredir mültecilere ilişkin kurallarını sıkılaştırıyordu. İtalya, sığınma taleplerini incelerken sığınmacıları Arnavutluk’ta gözaltında tutmak niyetinde olduğunu açıklamıştı. Yunanistan, sığınma taleplerini reddettiklerinin ülkeyi hemen terk etmesini istiyor, kalanları tutukluyordu. İtalya ve Yunanistan ayrıca kaçak göçmen botlarını denizde karşılayıp ölüm tehlikesi yaratacak şekilde kara sularının dışına sürüklüyordu. ABD ise sınırlarda aldığı önlemlerle yasa dışı göçü büyük ölçüde sonlandırdığı halde, yurt içinde sürek avı başlatıp, yasal statüsüne bakmadan yakaladığı her göçmeni sınır dışı ediyor, ailelerini yakalamak için 5 yaşındaki çocukları rehin alıyordu. Bu baskı ve şiddeti protesto edenler arasında, göçmen polisinin kurşunlarına hedef olup ölenler vardı.

Son hamlesi “beklenmedik” diye nitelense de, İspanya’nın göçmen politikasındaki “akıntıya karşı” tutumu yeni değildi. 2022’den bu yana, Ukrayna’dan 200 bin göçmen almıştı. Trump’ın ABD’ye girişini yasakladığı Venezuelalılara kucak açmıştı. 2024’te 65 bin, 2025’in ilk üç ayında 25 bin Venezuelalı İspanya’ya göç başvurusu yapmıştı. İspanya dil, din ve kültür açısından topluma entegre olmaları daha kolay olduğu için Latin Amerikalı göçmenlere farklı bir statü veriyor, iki yıl içinde vatandaşlık başvurusu yapmalarına imkan tanıyordu. Nitelikli işlerdeki işgücü eksikliği uluslararası öğrencilere çalışma izni verilerek giderilmeye çalışılıyordu. Göçmenler ayrıca, nüfusu azalan bölgelere yerleşmeleri için teşvik ediliyordu. Bu kez de Mayıs’tan beri üzerinde çalışılan projede adım atılmış ve yasa dışı konumdaki göçmenlere yasal statü verilmesine karar verilmişti.

Birkaç ay önce, Bard Koleji siyaset profesörü, İspanya uzmanı Omar G. Encarnación New York Times (NYT) için bir değerlendirme kaleme almıştı. İspanya’nın, Batı’da genel geçer siyasi eğilimlere karşı çıktığını söyleyen Encarnación, “kısa süre önce Filistin’i bir devlet olarak tanıdı, Başkan Donald Trump’ın NATO üyelerinden savunma harcamalarını gayri safi yurtiçi hasılalarının yüzde 5’ine çıkarmaları talebine karşı direndi; çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılık programları (Trump’ın nefret ettiği ve ABD’de tüm fonlarını kestiği programlar)........

© 10 Haber