İnsandan Nesneye Blow Up
Bir dostum, siyasette ilerlemek isteyenlerin bazılarında “killer instinct” (öldürme içgüdüsü) vardır, dediğinde ürpermiştim.
Başkasının varlığını, duygusunu, acısını görmemek yalnızca bir karakter sorunu mudur?
Yoksa o açık sözün dile getirdiği gibi, karşısındakini giderek bir “insan” olmaktan çıkarıp kendi amacı için kullanılabilecek bir nesne gibi görebilmek, daha derin bir ruhsal ve ahlaki bozulmanın işareti midir?
En vahimi, “yok sayma hâli” sonunda gerçekten yok etmeye kadar gidebilir mi?
Bazı cinayetler yalnızca öldürülen insanın hayatını değil, insanın başka bir insana bakma biçimini de görmemizi sağlıyor.
William Bradford vakasını onlardan biri olarak okudum.
1984 yazında 21 yaşındaki Shari Miller, kendisini fotoğrafçı olarak tanıtan Bradford ile tanışmış. Bradford, genç kıza mankenlik portföyü hazırlamasına yardım edebileceğini söylemiş.
Sonra onu Mojave Çölü’ndeki ıssız bir bölgeye götürmüş.
Savcılığın anlatımına göre Miller burada öldürülüyor.
Altı gün sonra 15 yaşındaki Tracey Campbell ortadan kayboluyor.
Onun da fotoğraf çekimi ve modellik fırsatı vaadiyle Bradford’ın yanına gittiği anlaşılıyor.
Ve o da öldürülmüş.
Bradford daha sonra her iki cinayetten mahkûm ediliyor ve 1988’de ölüm cezasına çarptırılıyor.
Fakat hikâyeyi yıllar sonra yeniden konuşulur hâle getiren başka bir şey var.
Polis, Bradford’ın evinde çok sayıda kadının fotoğrafını bulmuş.
Fotoğraflar yıllarca dava dosyalarının içinde kaldıktan sonra dosyaları yeniden inceleyen dedektiflerin dikkatini çekiyor.
Ve şu soru ortaya çıkıyor:
Bu kadınlar kimdi?
2006’da Los Angeles County Şerif Departmanı, Bradford’ın çektiği kadınların fotoğraflarını kamuoyuna açıkladı.
İlk aşamada 54 fotoğraftaki 47 kadın araştırılıyordu; ardından yaklaşık 30 fotoğraf daha yayımlandı.
Amaç, kadınların kimliklerini belirlemek ve aralarında başka kurbanlar bulunup bulunmadığını araştırmaktı.
Fotoğrafların yayımlanmasından sonra telefonlar yağmaya başladı. Bir gün içinde binden fazla ihbar geldi.
Bazı kadınlar fotoğraflardaki kişinin kendileri olduğunu söyleyerek ortaya çıktı, hayatta oldukları anlaşıldı.
Ama bazı fotoğrafların hikâyesi çok daha karanlıktı.
Fotoğraflardan birindeki kadının, 1980 yılında boğularak öldürülen bir kadın olduğu belirlendi.
Başka kadınların da öldürülmüş olabileceğinden şüphelenildi.
2008 yılına gelindiğinde araştırmacılar, fotoğraflardaki kadınların büyük bölümünün akıbetini araştırmıştı; 14 kişiyi hâlâ........
