En Büyük Dersi Kendi Yanlışlarıyla Veren Bir Hoca
Ahmet Davutoğlu’nun siyasi kariyeri, Türk siyasetinde akademik özgüven, dış destek, elitler arası güç mücadeleleri ve bunların üretebildiği stratejik körlük üzerine en çarpıcı örneklerden biri olarak tarihe geçti.
Akademik dünyadan dış politika başdanışmanlığına, oradan Dışişleri Bakanlığı’na, Başbakanlığa ve nihayet küçük bir muhalefet partisine uzanan bu serüven; uluslararası çevrelerde ve parti içinde sırtı sıvazlanan bir figürün, reel siyasetin sert gerçekleriyle karşılaştığında yaşayabileceği dramatik bir kırılmayı da görünür kıldı.
Bu mesele yalnızca bir siyasetçinin yükselip düşmesi değil.
Daha derinde, çok daha evrensel bir yanılsama var:
İnsan, bulunduğu çevrenin ürettiği onayı zamanla gerçekliğin kendisi sanmaya başlar.
Bu elbette bir zorlama.
Siyaset bu yanılgının en görünür sahnesidir; ama tek sahnesi değildir.
Davutoğlu’nun en belirgin stratejik hatalarından biri, kendi ağırlığını olduğundan........
