Van Barosu ve Rojin davasına tuz basmak
Rojin Kabaiş 21 yaşındaydı.
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nde öğrenciydi. Çocuk Gelişimi okuyordu, çocukları büyütecekti.
27 Eylül 2024’te KYK yurdundan çıktı.
Ve kayboldu.
18 gün.
On sekiz gün sonra Van Gölü kıyısında, Mollakasım sahilinde cansız bedeni bulundu.
Ölümü “şüpheli.”
Hala aydınlatılmadı. Hala.
Bir baba var.
Nizamettin Kabaiş.
İki yıldır kızına ne olduğunu soruyor.
İki yıldır çalmadık kapı bırakmıyor. “İki erkek DNA’sı tespit edildi” diyor, “Sahipleri ortaya çıksın” diyor. “Okulda katledildi” diyor.
Bir kameranın görüntüsünü işaret ediyor, “Şuraya bakın” diyor.
Bir baba, devletten kızının katilini istiyor.
Bu kadar sade.
Şimdi takvime dikkat edin.
27 Haziran.
Baba bi yayına çıkıyor.
Diyor ki: ‘Van Barosu, bu dosyaya Adalet Bakanı kadar bile ilgi göstermiyor.’
Diyor ki: “O kamera görüntülerine bakın dedim, oralı bile olmadılar.‘ Diyor ki: ‘Bizi satıyor.’
28 Haziran.
Yani ertesi gün.
Van Barosu bir açıklama yapıyor: ‘Dosyadan çekiliyoruz.’
Gerekçe ne?
Babanın “yaşadığı derin ruhsal yıpranma.”
Babayla “sağlıklı iletişim ve koordinasyon” kurulamaması.
Durun.
Bir daha okuyun.
Acılı baba, “Siz........
