ABD 250 yaşında: hâlâ güçlü ama artık her dediği olmuyor
ABD 250 yaşında: hâlâ güçlü ama artık her dediği olmuyor
ABD 250’inci yaşını Donald Trump’ın başkanlığında kutluyor. Hâlâ çok güçlü ama artık her istediği olmuyor. (Foto: Beyaz Saray)
Amerika Birleşik Devletleri (ABD), 4 Temmuz 2026’da yalnızca bağımsızlığının 250. Yılını kutlamakla kalmıyor. Aynı zamanda modern tarihin en dikkat çekici devlet inşa projelerinden birinin muhasebesini yapıyor. Tarih ölçeğinde iki buçuk asır uzun sayılmaz. Çin binlerce yıllık bir uygarlığın, İran köklü bir devlet geleneğinin, Avrupa ise Roma’dan Sanayi Devrimi’ne uzanan kurumsal mirasın temsilcisidir. Buna rağmen son yüzyılda uluslararası sistemi en fazla şekillendiren ülke, henüz 250 yaşındaki Amerika oldu. Bu başarı tesadüf değildir.
ABD gücünün gerçek kaynağı
ABD’nin yükselişini yalnızca geniş toprakları, enerji kaynakları veya iki okyanusla çevrili güvenli coğrafyasıyla açıklamak mümkün değildir. Benzer doğal avantajlara sahip başka ülkeler de vardır. ABD’yi farklı kılan; hukukun üstünlüğüne dayalı kurumları, özel mülkiyeti koruyan sistemi, girişimciliği teşvik eden ekonomik modeli, dünyanın en gelişmiş sermaye piyasaları ve belki de en önemlisi dünyanın en yetenekli insanlarını kendine çekebilme kapasitesi oldu. Stanford, MIT, Harvard ve Caltech gibi üniversiteler yalnızca eğitim kurumları değildir; küresel rekabet üstünlüğü üreten araştırma merkezleridir. Silikon Vadisi ise sadece bir teknoloji kümesi değil, fikirlerin sermayeyle buluştuğu dünyanın en güçlü inovasyon ekosistemidir. Amerika’nın en önemli doğal kaynağı petrolü değil, insan sermayesidir.
Yaklaşık 340 milyonluk nüfusuyla dünya nüfusunun yalnızca yüzde 4’ünü oluşturan ABD, küresel ekonominin yaklaşık dörtte birini üretmeye devam ediyor; dünyanın en büyük ekonomisi. Ancak asıl üstünlüğü ekonomik büyüklüğünün ötesinde. Dolar hâlâ uluslararası ticaretin temel para birimi. Wall Street küresel finansın merkezi. Amerikan şirketleri, yapay zekâdan biyoteknolojiye, yarı iletkenlerden uzay teknolojilerine kadar geleceğin ekonomisini belirleyen sektörlerin önemli bir bölümünde liderliğini koruyor. Bütün bunlar ABD’yi yalnızca büyük bir ekonomi değil, uluslararası sistemin kurucu ve standart belirleyici gücü hâline getiriyor.
Zirvede olmak, inişe başlamak
Ancak 250. yıl kutlamaları aynı zamanda önemli soruları da beraberinde getiriyor.
Geriye dönüp baktığımızda, Vietnam’dan Irak’a, Afganistan’a dek,........
