KARADENİZ'DE AĞUSTOS FIRTINASI
Kuzeyimizde 4 buçuk yıldır savaşan komşularımız müzakere masasına oturmak bir yana bölge ülkelerinin tadını giderek kaçıran eylemleriyle, önünde sonunda bitecek bu trajedinin ardından yeniden kurulması gereken diyalog köprülerini de sabote ediyorlar. 3 Ağustos günü Türk sahipli Yaşar ve Nadezhda isimli gemilerin Rusya'nın Novorossisk limanından ayrılmalarının ardından düzenlenen dron saldırılarında aralarında Türk vatandaşlarının da bulunduğu mürettebatın yaralanması Türkiye'nin diplomatik tahammülünü de sınır noktasına getirdi. Üstelik bu Türkiye bağlantılı gemiler ya da balıkçı teknelerine Karadeniz'de düzenlenen ilk saldırı da değildi. Türkiye'nin seyrüsefer güvenliğine dair tüm uyarılarına karşı devam eden eylemlerle ilgili olarak sorumlulara şu atasözümüzü hatırlatmakta fayda olabilir: El yumruğunu yemeyen kendi yumruğunu değirmen taşı zannedermiş. Tarafların birbirlerini yıldırmak uğruna kentlerin sivil alt yapılarını, enerji tesislerini, hastaneleri ve dahası sivilleri doğrudan hedef almalarıyla, Moskova-Kiev mücadelesi giderek çirkinleşen bir boyut kazandı.
SİVİLLER HAYASIZCA HEDEF ALINIYOR Nitekim Ukrayna yine 3 Ağustos Pazartesi günü, Rus saldırılarında hayatını kaybeden vatandaşlarının intikamını almak için Novorossisk ile Soçi kentlerinin tam orta noktasındaki bir sayfiye kasabasına saldırı düzenledi. Karadeniz kıyısındaki Arkhipo-Osipovka'daki plajı hedef alan saldırıda aralarında 3 çocuğun da bulunduğu 7 sivil hayatını kaybetti. Tarafların birbirlerinin limanlarına ve gemilerine sadece son 2 haftada düzenledikleri saldırıların hesabını tutmak dahi çok zor. Ancak bu saldırılardan biri sadece Karadeniz'e kıyısı olan ülkeleri değil tüm dünyanın endişelenmesi gereken türdendi.
YANİNA GEMİSİNDE NE TAŞINIYORDU? 1 Ağustos Cumartesi gecesi, Rusya'nın Novorosissk limanının 130 deniz mili açığında Ukrayna iki su üstü dronu ile FESCO........
