menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

IŞIKTAN KAÇANLAR!...

10 18
13.02.2026

Bir domuza banyo yaptırın… Onu köpüklerle, sabunlarla güzelce yıkayın ve temizleyin… Fakat o, işiniz bittiği an, doğruca çamura koşacaktır... Çünkü temizlik onun nazarında bir kazanım değil, yalnızca bir tehdit algısıdır. Çamur ise ona tanıdıktır, güvenlidir ve doğasına uygun olandır!...
Anlattığım bu sahneyi hafife almayın. Zira bugün siyasette, diğer toplumsal ilişkilerde ve hatta entelektüel tartışmalarda yaşadığımız pek çok şeyin özeti tam olarak budur!...
Kurbağa, nehrin karşısına taşımak için akrebi sırtına alır. Akrep yolun ortasında onu sokar!... Kurbağa şaşkınlıkla sorar: “İkimiz de öleceğiz, neden?...” Cevap nettir: “Benim tabiatım bu!...”
İnsanlar da çoğu zaman böyle davranır. Kendi zararına olduğunu bilse bile, alıştığı düşünce biçimini kolay kolay terk edemez…
Bugün karşı karşıya olduğumuz temel sorunların özünde bu var… Cehalet, öyle sanıldığı gibi bilgi eksikliği falan değildir… Cehalet, bilinçli olarak tercih edilen bir konfor alanıdır… Gerçeği bilmemek değil, bilmek istememektir!...
Çünkü gerçek zahmetlidir. Hem yorar, hem sarsar... İnsanların kendileriyle yüzleşmesini gerektirir. Hatalarını kabul etmelerini, yanlış tarafta durduklarını itiraf etmelerini ister...
Oysa gölgeler böyle değildir. Gölgeler suçlamaz. Gölgeler sorgulamaz. Gölgeler yormaz… Gölgeler insana kendini hep haklı ve güçlü hissettirir!...
Geçen haftaki yazımda bahsettiğim “Platon'un mağarası” tam da bu yüzden hâlâ günceldir...
Zincirlenmiş insanlar, duvara vuran gölgeleri gerçek sanır. İçlerinden biri çıkıp güneşi görür, geri döner........

© Yeşilgiresun