Hangisi, Temel Sorundur?
1993 yılında olduğunu anımsıyorum: Elime geçen bir dergideki öykü, beni çok etkilemişti. Hatta bu tarihlerde şimdi yayımlanmayan Bulancak Gözlem Gazetesinde de yayımlanmasını sağlamıştım. İsteyenler, beş-altı sayılık öyküyü bu gazetenin arşivinden okuyabilir. Merak edenler için kısaca anlatmalıyım: Zamanın derinliklerinde bolluk ve varsıllık içinde yaşayan bir ülkede kıtlık baş gösterir. Tarımsal üretim miktarı çok aşağılara düşer, insanlar açlıktan ölmek üzeredir. Birçok insan çok sayıda öneri yapar ama sonuç alamaz. Sonrasında, yaşlı bir bilge çağrılır. Bilge, büyük konakların temizliğini örnekleyerek tanımlama yapar. İlk önce en büyük alandan başlayarak küçülen alanlara doğru temizlik yapılması örneğinde olduğu gibi en büyük sorunu saptayarak kıtlığın giderilmesine ilişkin çözüm önerisini sunar. İlk önce diğer nedenleri eleyerek, temel nedenin tarıma etkisini ölçer. Her bir aşamada bir başka alt sorunu eleyerek, en sonunda kesin çözümü üretir ve ülke eskiden olduğu gibi refah içinde yaşamaya başlar. 1988-89 yılında da yalnızca kamu görevlilerinin girebildiği yüksek lisans eğitiminde “Toplumsal Araştırmalarda Yöntembilim” dersini Dr. Muzaffer Sencer'den almıştım. Hocayı, minnetle ve saygıyla anıyorum. Yöntembilim dersinde bence en önemli bilgi aktarımı, bağımlı değişken ile bağımsız değişken ilişkisini kavratması ile gerçekleşmiştir. Yalnızca nedensellik ilişkisini değil, nedenler arasında etkileyen ve etkilenen nedenlerin saptanması yöntemini de öğretmişti. Değişkenlerin türü ve bağımsız değişkenin diğer değişkenler üzerindeki etkisi saptanır. Bu bilgilere eriştikten sonra yaşamımın her bir alanında kullandığımı söylemeliyim.*** Ülkemizin güncel sorunlarını herkes bir biçimde sıralayabilir. Hem de eksiksiz olarak saptayabilir. Toplumsal sorunlara karşı........
