Sigortada ahlaksız ticaret!..
Sigorta, modern dünyanın en önemli finansal araçlarından biridir. Mantığı son derece basittir: İnsanlar ve şirketler karşılaşabilecekleri riskleri belirli bir bedel karşılığında sigorta şirketlerine devreder. Yani risk satılır, güven satın alınır.
Ancak ne yazık ki Türkiye’de sigorta sektörü son yıllarda bu asli işlevinden uzaklaşarak bambaşka bir noktaya sürüklendi. Özellikle son 10 yılda sigorta, vatandaşın korunma aracı olmaktan çıkıp birçok kurum için yüksek kâr kapısına dönüştü.
İşin en vahim tarafı ise bu dönüşümün başını bankaların çekmiş olması.
Bankalar yıllardır gerek kendi iştirakleri olan sigorta şirketlerinin gerekse anlaşmalı oldukları firmaların poliçelerini müşterilere satıyor. Burada sorun sigorta satılması değil. Sorun, satılan ürünlerin önemli bir bölümünün müşterinin gerçek ihtiyacından çok, kurumların kâr hedeflerine hizmet etmesi.
Üstelik bu satışlar çoğu zaman gönüllülük esasına göre değil, baskı ve hedef sistemiyle yapılıyor.
Üniversite okumuş, sınavlardan geçmiş, eğitim almış bir bankacı olarak işe giriyorsunuz. Finansman, kredi, yatırım ve müşteri ilişkileri konusunda uzmanlaşmanız bekleniyor. Ancak günün sonunda performansınız, sattığınız sigorta poliçesi sayısıyla ölçülüyor.
Sigorta hedefini tutturamazsanız performans puanınız düşüyor.
Performans puanınız düşünce terfi........
