Robotların Duyguları
Yeni pazarlama çağına hazır mısınız?
Eskiden pazarlama basitti. Bir ürün üretirdiniz, siyah olması şartıyla istediğiniz renkte bir araba satardınız ve bu yeterliydi. Henry Ford’un Pazarlama 1.0 dönemine damga vuran bu sözü tarih oldu.
Bugün, ürün üretmek yetmiyor; tüketicinin kalbine, zihnine ve ruhuna dokunmanız, hatta onların yerine düşünen ve belki de hisseden makinelerle iş birliği yapmanız gerekiyor.
Dünya, baş döndürücü bir hızla 1.0’dan 5.0’a evrildi. Web 1.0’ın sadece oku dediği statik dünyasından, bugün Web 5.0’ın duygusal yetenekler kazanmış yapay zekâlarına doğru koşuyoruz.
Dolayısıyla sormamız gereken soru bu teknolojik kasırganın ortasında tüketici nerede duruyor? Cevap tek kelimede saklı; Fijital (Phygital)
Fiziksel ve Dijitalin Dansı Fijital Deneyim
Dijitalleşme yaşamımızın merkezine yerleşti ve buna itiraz edecek kimse kalmadı. Yine de insanın doğasında dokunma, deneme, yüz yüze hissetme arzusu var.
E-ticaretin yükselişine rağmen fiziksel mağazaların cazibesini koruması, bizi fiziksel ve dijitalin iç içe geçtiği Fijital Pazarlama kavramına götürüyor.
Artık online sipariş vermek yetmiyor; Amazon Go örneğindeki gibi fiziksel bir markete girip, kasa sırası beklemeden, dijital cüzdanınızla ödeme yapıp çıkmak istiyorsunuz.
Z kuşağına gelince… Onların dünyasında dijital ile fiziksel arasında kalın bir çizgi yok. Starbucks’ın Pokemon Go iş birlikleriyle şubeleri oyunun bir parçasına çevirmesi ya da Nike’ın LED koşu parkurlarında koşuculara avatar yarışı hissi vermesi, hayatta kalmak isteyen marka refleksidir.
Deneyim kampanyadan bile değerli. İnsanlar hikâyenin içine girmek istiyorlar.
Yeşil Sadece Bir Renk........© Yeniçağ
