Orban’ın Dönemi Bitti mi, Yoksa Yeni mi Başlıyor?
Macaristan 12 Nisan tarihinde parlamento seçimlerini gerçekleştirdi.
Atmış iki yaşında Başbakan Viktor Orban, onaltı yıllık iktidarından sonra adeta bir hezimet yaşararak 45 yaşında Peter Magyar’ı Macaristan’ın yeni başbakanı olmasını sağladı.
Bir hafta sonra kesinleşen seçim sonuçlarına göre Magyar’ın Tisza Partisi, 199 milletvekili mecliste 141 milletvekili kazanırken, Orban’ın Fidesz Partisi, kendisi dahil sadece 52 milletvekili kazanabildi.
Bir de daha sert sağ milliyetçi Anavatanımız Partisi 6 milletvekili ile meclise girmiş oldu.
Seçimlerde yaklaşık 20 parti yarıştı ve yarışanlar aralarında 6-8 parti kendini sol, liberal veya yeşiller İdeolojisinde olarak tanımladı.
Yine 4-6 parti kendini merkezde konumlandırırken 4 ile 6 parti arasında da sağ, milliyetçi ve muhafazakar olarak seçimlere katıldılar.
Seçim sonuçlarına bakıldığında meclise giren üç parti de sağ, milliyetçi ve oldukça muhafazakardır.
Yani yeni mecliste sosyalist yok, komünist yok, yeşiller yok ve özellikle liberaller hiç yok.
Dolayısıyla, Macaristan parlementosunda sadece nerdeyse tek bir görüş temsil edilmesi özellike Avrupa Birliği’nin uygulamak istediği liberal politikaları açısından Orban’ın yaşadığı seçim sonuçlarından daha büyük bir hezimetti.
Peter Magyar, 4 Mayıs tarihinde yemin ederek hükümetini kurarak iktidarını başlatmış olacak.
Ancak hükümet kurulmadan önce bile meclise giren üç parti, özellikle de milliyetçi konularda bir bütün olarak hareket etmeye hazır olduklarını, milletvekili yemin etme yöntemini değiştirerek göstermiş oldular.
Önceden tüm milletvekilleri Macaristan anayasının üzerine yemin ederek görevlerini başlarken artık tüm Milletvekilleri yeminlerini Macaristan’ın Kutsal Tacı üzerinde yemin ederek başlamak zoruna olacak.
Kutsal Taç, Macaristan’ın kurucusu Birinci Stephan’ ait ve Macaristan’ın 1,000 yıllık tarihini, kimliğini ve daha da önemlisi DEVAMLILIĞINI simgeliyor.
Krallar, mutlak güç sahibi olarak değil “Taç Adına” hüküm sürerlerdi, bu da Kutsal Taç Doktrini olarak bilinir.
Dolayısıyla Peter Macar’ın ilk hamlelerinden görüyoruz ki iktidarı kesinlikle liberal veya merkez politikalarla değil tam tersi çok daha geleneksel, milliyetçi ve devletçi bir yönetim anlayışı ile........
