menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Latin Amerika’da Başkanlık Sistemleri: Gücün Yoğunlaşması

23 0
11.01.2026

ABD’nin Nicolás Maduro’yu yargılamak üzere Venezuela dışına zorla çıkarması, yalnızca iki ülke arasında diplomatik bir kriz değil; aynı zamanda Latin Amerika’daki siyasal rejimlerin neden bu kadar kırılgan olduğunu yeniden gündeme getiren sembolik bir kırılma noktasıdır. Egemen bir devletin görevdeki başkanına yönelik bu tür bir müdahale, hangi gerekçeyle yapılırsa yapılsın, hukuki meşruiyeti sorunlu bir adımdır. Ancak bu olayın asıl dikkat çekici yönü, yalnızca ABD’nin uluslararası hukuku ihlali değil, Venezuela içinde bu müdahaleye karşı güçlü, kurumsal ve süreklilik arz eden bir siyasal tepkinin ortaya çıkmamasıdır.

Bu durum, meselenin yalnızca dış politika veya güç siyaseti başlığı altında ele alınamayacağını gösterir. Venezuela’daki sessizlik, ülkenin mevcut yönetim yapısını ve daha geniş anlamda Latin Amerika tipi başkanlık sistemlerinin demokratik kapasitesini mercek altına almayı zorunlu kılar.

Hiper-Başkanlık

Siyaset bilimi literatürü, Latin Amerika’daki başkanlık sistemlerini ABD modeliyle aynı kategoriye koymaz. Bölgedeki sistemler genellikle “hiper-başkanlık” olarak tanımlanır. Bu modelde başkan, sadece yürütmenin başı değil; siyasal sistemin merkezî aktörü, hatta çoğu zaman devletin kendisi hâline gelir.

Venezuela’da bu sürecin temelleri Hugo Chávez........

© Yeniçağ