menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Türkiye için kapıyı çalan büyük tehlike

32 0
28.06.2026

Eskiden yaz mevsimi denildiğinde akla deniz, tatil, çocuk kahkahaları ve akşam serinliği gelirdi. Şimdi ise hava durumu bültenlerini savaş haberleri gibi takip ediyoruz. Termometreler yükseldikçe sadece cıva değil, insanlığın geleceği de yukarı tırmanıyor.

Avrupa'nın üzerine çöken "ısı kubbesi", yavaş ama acımasız bir istilacı gibi Türkiye'nin kapısını çalıyor. Önümüzdeki günlerde Ege'den Güneydoğu'ya kadar milyonlarca insan mevsim normallerinin 4 ila 8 derece üzerinde sıcaklıklarla mücadele edecek. Edirne ve Kırklareli 40 dereceyi aşacak, Güneydoğu Anadolu 45 derece sınırına dayanacak. İstanbul'da ise hissedilen sıcaklık 35 dereceleri bulacak.Fakat asıl tehlike termometrede yazan rakam değil...Asıl tehlike, insan bedeninin artık bu yükü taşıyamayacak noktaya yaklaşması.Çünkü bugün yaşadığımız şey sıcak bir yaz değil; iklim krizinin artık kapıyı çalmayı bırakıp içeri girmesidir.

Copernicus İklim Değişikliği Servisi, Dünya Meteoroloji Örgütü ve World Weather Attribution'un ortaya koyduğu veriler aslında yıllardır aynı cümleyi kuruyor."Bu normal değil."

Haziran ayında Avrupa'da yaşanan sıcak hava dalgalarının iklim değişikliği olmadan gerçekleşmesi neredeyse imkânsız kabul ediliyor. Aynı sıcak hava dalgası, iklim krizi nedeniyle yaklaşık 3,5 derece daha sıcak yaşanıyor. Son elli yılda görülme olasılığı ise katlanarak artmış durumda.

Ürkütücü olan ise sıcaklığın görünmeyen bilançosu...26 Haziran itibarıyla Avrupa'da yalnızca bu sıcak hava dalgası nedeniyle 1.352'den fazla insan hayatını kaybetti.Fransa'da binden fazla ölüm...İspanya'da sadece beş gün içerisinde 327 ölüm...DSÖ'nün açıkladığı tablo ise çok daha sarsıcı.Son dört yılda Avrupa'da sıcaklık nedeniyle 200 binden fazla insan yaşamını yitirdi.

Ve uzmanların altını özellikle çizdiği cümle çok ağır:"Neredeyse tamamı önlenebilirdi."

Üstelik sıcaklık yalnızca sıcak........

© Yeniçağ