menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Türkiye'den bir Osimhen neden çıkmaz?

35 0
05.04.2026

Türkiye’de bir çocuğun hayal kurması, çoğu zaman bir spor dalını seçmekle değil; o sporun fiyat listesini görmekle başlar. Hayal dediğin şey bizde önce kasaya uğrar, sonra sahaya çıkar. Ve çoğu zaman o kasadan geri dönemez.

“Türkiye’den neden bir Osimhen çıkmaz?” diye soruyoruz ya… Belki de yanlış soruyu soruyoruz. Doğru soru şu: Bu ülkede bir çocuk, gerçekten koşmaya başlamadan önce kaç engel atlamak zorunda?

Elit sporlar diye bir kavram var. Golf, binicilik, tenis, eskrim, yelken, polo, artistik buz pateni… Adını duyunca bile insanın cebini yokladığı branşlar. Bunlar pahalı, kabul. Ekipman ister, saha ister, kulüp ister… Hatta bazen soyadı bile ister. Golf sopası kadar ağır bir üyelik bedeli, at kadar masraflı bir eğitim süreci… Bunlar zaten herkes için değil, bunu biliyoruz.

Ama mesele şu: Bu ülke elit sporları geçtim, “en ulaşılabilir” olanı bile elit yapmayı başarmış durumda.

Evet, yanlış duymadınız. Tahta, taş ve biraz zeka… Yani teoride dünyanın en demokratik sporlarından biri. Ne saha ister, ne at, ne buz pisti… Bir masa, bir sandalye ve bir hayal yeter.

Ama o masa, İstanbul’un ortasında bir “merkezde” duruyorsa, iş değişiyor.

Geçen gün böyle bir yere uğradım. Anlatılanlar şahane… Çocukların zihinsel gelişimi, odaklanma teknikleri, mangala gibi geleneksel oyunlarla harmanlanan eğitim modeli, arada İngilizce terimler… Hatta kurumun “özel ama açıklanmayan stratejileri”… Biraz gizem, biraz bilim, biraz pazarlama........

© Yeniçağ