Az para ile gitmek üzerine…
‘Gitmek’ istiyoruz ama para yok diyorlardı. Hep derler bunu. Alaycı bir gülümseme oluyor genellikle bunu söyleyenin yüzünde. Bazen gerçek bir merak. Bunun arkasında ‘Eh senin paran var’ bakışı oluyor, çok zengin gösteriyor galiba üstümdeki tişört, genellikle siyah, çok soluk, güneş, yağmur ve sırt çantası sürtünmesinden. Arkasından mutlaka ‘Peki parayı nereden buldun’ merakı. Bazen mahcup soruluyor bu soru. “Ailemizden şato kalmıştı onu sattık” diyorum, “Romanya’da… Transilvanya’da”. Arada sırada anlattığım oluyor şatoyu, Drakula öyküsünden bildiğim kadarıyla.
Hiç paramız yok dediğimizde zaten inandıramıyorduk kimseyi. Sanki borç isteyecek korkusuyla konuşuyoruz zannediyorlardı. Cannes’a amelelik yapmaya giderken çok şaşırmıştı bir arkadaş. “Aa senin için zengin sosyalist diyorlardı” dedi. Buna bankaları da inandırabilsem, kredi çekip geri ödemem, ama onlar daha çok hesaplar üzerinden hareket ediyorlar. Bu da garip değil mi, borç almak için bile parası olması gerekiyor........
