menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Barış, rızalı ikrarlı birlikle mümkün olur

11 0
20.02.2025

Kürt halkı, imparatorluğun çözülüşü ve İttihatçı hareketin öngördüğü ulus devlet modeli ve inşası süreçlerinde toplumsal hak talep edemeyip sadece hizmetçiliği, giderek kendisini halk ve insan kılan tüm değerlerinden vazgeçmeyi, başkalaşıma uğratılarak ve bunu kabullenerek hayatta kalabileceği buyurulan ve ötekileştirilen halklardan biri olmuştur.

Hakikatte Bizans’ın ele geçirilmesi ve Müslümanlaştırılmasıyla gittikçe ötekileştirilen, tasfiye sürecine sokulan Türklük, kapitalizm ve ulus devletler dönemi, Osmanlı’nın çözülüş ve çöküşü süreçlerinde yeniden keşfedilmiş, muktedirlerin tahakküm ihtiyaçları bağlamında ve tarihsel-toplumsal gerçekliğinden koparılarak yeniden tanımlanmıştır.

Kapitalizm koşullarının ve ulus devlet üzerine inşa edilen tahakküm biçiminin ideolojisi olan milliyetçilikle önce Türk halk gerçekliği esir edilmiş, buradan hareketle inşa edilen kurumlaşmalar ve motivasyonla da halklar bahçesi halklar mezarlığına çevrilmiştir. Yaşanan ve hala yaşanmakta olan ve tarif edilemeyecek acılarla dolu bu süreçler asla ve asla kader değildi ve rızalı-ikrarlı birlik temelinde bir yaşam inşası her zaman için mümkündü. Fakat kendilerini sadece bir rızasızlık hali üzerinden var edip sürdürebilecek olan muktedirler ayrıştırıp karşıtlaştırarak, ötekileştirilenleri ezerek buna fırsat vermemiştir. Oysa Anadolu ve Kürdistan tarihinde farklı inanç ve etnik kökenden canların rızalı-ikrarlı birlikleri üzerinden geliştirilen ve kolektif yarar temelinde yeni bir yaşam inşa etmeyi hedefleyen sayısız direniş örnekleri vardır.

Muktedirler, bir etnik kimliği milliyetçilik, dincilik........

© Yeni Yaşam