Küresel anti-Kürt ittifak veya bir halkın makûs talihi
“Bir başkasını ezen ulus, özgür olamaz.”
Karl Marx
“Bir halk, yabancı bir müstevli tarafından zincirlenmiş olarak kaldıkça, tüm gücünü, tüm çaba ve enerjisini zorunlu olarak dış düşmana karşı seferber eder. İç yaşamı felç olur, sosyal yaşamını özgürleştirme yeteneğine sahip değildir.”
Karl Marx
“Özgürlük her zaman başkasının özgürlüğüdür.”
Rosa Luxemburg
Harb-i Umumî (Birinci emperyalistler arası savaş) sonrasında ‘Orta-Doğu’ denilen bölge İngiliz, kısmen de Fransız emperyalistleri tarafından dizayn edildi. Kürt halkı beş devletin (Türkiye – İran – Irak – Suriye – Rusya) sınırları içine hapsedildi. Geride kalan yüzyılı aşkın dönemde Kürtler aralıksız baskıya, katliamlara maruz kaldılar. Dilleri, kültürleri, tarihleri inkâr edildi… Parçalardan birinde özgürlükleri için ayağa kalktıklarında sadece kendilerini ezen devlet değil, diğerleri de teyakkuza geçiyordu… Tabii emperyalizmin de onayıyla… Velhasıl karşılarında sadece kendilerini ezen devletle değil, bir “ittifakla” cebelleşmek zorunda kaldılar… Yüz yıllık Kürt sorununu anlamak, sözünü ettiğim geri planı dikkate almadan mümkün değildir…[1]
T.C. iç ve dış düşmansız yapamaz… Esasen ‘dış düşman verilidir,’ sınırların dışındakiler “dış düşmandır.” Fakat, “iç düşmanın” peydahlanması gerekir… Rejimin iç düşmanları da Kürtler, Aleviler, Komünistler-Sosyalistler ve resmî tarihi, resmî ideolojiyi eleştirenlerdir… Bu rejim en değerli şairlerini, yazarlarını, bilim insanlarını, sanatçılarını, entelektüellerini, gazetecilerini katletmediği zaman, hapislerde çürütmüş, aç ve işsiz........
