Marifet söylemek değil yapmaktır
Bahçeli’nin iki yıldan beri gösterdiği ezber bozan söylemleri, gündemin temel konusu olarak değerlendirilmeye devam ediliyor. Bahçeli, Kürt Halk Önderi Sayın Öcalan’ın statüsünün belirlenmesinin önemine dikkat çekti ve Sayın Öcalan’ın ‘’barış ve siyasallaşma koordinatörü” olmasını önerdi. Bu yaklaşım ve yapılan somut öneri, doğru, anlamlı ve değerlidir. Doğrudur, çünkü çözümün sağlanmasının yolu, Sayın Öcalan’ın süreci doğrudan yönetmesiyle mümkündür. Anlamlıdır, çünkü bu öneri daha dün Sayın Öcalan’ın idam edilmesi için meydan meydan ip atan Bahçeli’den gelmektedir. Değerlidir, çünkü akan kanının durmasını sağlayacak olan yegâne çözüm yoludur. O nedenle Bahçeli’nin söyledikleri, tartışılmayı ve değerlendirilmeyi hak etmektedir.
Ancak işin aslı bundan ibaret değildir. Çünkü doğruları, güzel sözcüklerle ifade etmek kolay, asıl olan doğruyu pratikleştirmektir. Dünyanın en güzel sözü de olsa somutlaşmadıktan, hayata geçirilmedikten sonra hiçbir anlam ifade etmiyor.
Dolayısıyla bu sürecin başlatılmasında ve bu noktaya gelmesinde önemli bir rolü olan Bahçeli’nin söyledikleri güven vermemektedir. Çünkü Bahçeli, “umut hakkı”ndan söz etti, ama daha sonra bir tek defa bile bu ifadeyi kullanmadı, lügatinden sildi. Aynı dönemde “barış kuşu tek kanatla uçmaz” dedi ama “barış kuşu” kanatlanamadı. “Ahmetler göreve, Demirtaş evine, Can Atalay Meclis’e dönsün” dedi, ondan da bir sonuç çıkmadı.
Bu gerçekler ortadayken, ayrıca Bahçeli’nin hesaplaşmaktan ısrarla kaçındığı, ırkçı, katliamcı siyasal pratiği hafızalardan silinmemişken, geliştirdiği “barış ve siyasallaşma koordinatörlüğü” önerisine ihtiyatla yaklaşmak en........
