Özel savaş politikalarına karşı şiyar be
Eğer özel savaş uygulamaları hala Kürdistan’da etkili olabiliyorsa, kadın ve gençleri yoz yaşama çekebiliyor, halkımızın kültürel değerlerini, zenginliklerini çürütüyor, peşkeş çekiyorsa bu, halk olarak özel savaşa karşı yürüttüğümüz mücadelenin zayıf kaldığını göstermektedir
Özel savaş bir toplum kırım stratejisidir. Topluma karşı, toplumun tüm değerlerinin hedeflendiği bir savaş yöntemidir. Özellikle ulus devlet süreciyle birlikte toplumsal yapının temel öznelerini, maddi ve manevi hakikatini parçalayarak toplumu bu değerlerinden yoksun bırakma amacıyla yürütülür. Bunun gerçekleşmesi için hedef alınan topluma karşı ahlaki değerler başta olmak üzere, siyasi, kültürel, ekonomik, sosyal, eğitsel, biyolojik kırımdan fiziki soykırıma kadar kapsamlı ve bütünlüklü bir saldırı gerçekleştirilir. Toplumu var eden, bir arada tutan, yaşatan tüm dokular dağıtılır.
Bu nedenle öncelikle toplumsal ahlak ve etik anlayışına saldırılır. Ahlakın zayıfladığı yer çürümenin, dolayısıyla da yozlaşmanın başladığı yer ve noktadır. Devlet tarafından çok iyi bilinir ki ahlaki değer yargıları ve zihniyet yapısını sarsmadan bir toplumun direnci kırılamaz. Tarih boyunca devletçi uygarlık her zaman toplumun bu yönüne saldırıda bulunmuştur. Devlet ve iktidar olguları gibi tüm anti toplum yapıları toplumsal ahlak ve temel toplumsal değerlerinin zayıflaması sonucu gelişmiştir. Özel savaş rejimlerinin önce bu toplumsal olguyu hedeflemesi de bu amaçladır.
Bu yöntem ile toplumun tüm bireyleri, kadınlar, gençler, çocuklar, inanç ve diğer kesimler savaş konsepti içine dahil edilir. Her biri için özel politikaları belirlenir. Belirlenen topluluğun, hedef konusu olan halkın güçlü ve zayıf yanları, değer yargıları, düşünüş ve yaşam biçimleri, inanç ve öz değerleri tahlil edilir. Bu tahlil ve sonuçlar üzerinden yürütülecek özel savaş politikaları planlanır. Dolayısıyla özel ve psikolojik savaş konseptini, kullanılan argüman ve araçları doğru tanımak ve tanımlamak sonuç alıcı bir mücadele için zorunludur.
Psikolojik savaşın gücü bilinenin aksine, büyük oranda fark edilememesinde, kendini gizli kılmasında yatar. Çünkü öncelikle insanın duygu ve zihin dünyasını işgal eder. Bilgiyi, olgu ve olayları muğlaklaştırarak zihinleri bulanıklaştırır. Bulanıklaşan zihin gerçeği göremez, yaşananlar........
